Boşluk

Uzuvlarını kaybeden insanlar olmayan uzuvlarındaki ağrıları hissederlermiş. Bu ağrı geçmezmiş. O zaman dudaklarımda hissettiğim bu his ne? Bir parçam olmadın hiç… Yoksa oldun mu fark etmeden? Ben seni kabullenmemiştim ki daha. Gizli bir balık gibi katıldın akvaryuma zihnimin fanusunda dolanıp duruyorsun bir görünüp bir kaybolup ne yapmaktasın Dudaklarımda hissettiğim bu boşluk hissi ne? Eksik öpücüklerin … More Boşluk

Ebemkuşağı

Maya Angelou ‘nun bir sözü ile karşılaştım. Try to be a rainbow in someone’s cloud. Ne güzel bir cümle. Ve biraz iddialı. Aslında iddialı değil de daha çok kafamda canlandırdığı imaj iddialı. Birisini dertli gördüğümüzde ona yardım etmek isteriz. Önce derdini öğrenmek sonra elimizden birşey gelecekse yardım etmek. Ama bazen insanların asıl istediği sadece paylaşmaktır. … More Ebemkuşağı

Karma dans

Eskiden başladım mı bir kitabı bitireceğim diye çok kasardım. Filmleri de öyle. Artık kitaplarda kendime öyle bir zorlama yapmıyorum. Bakıyorum, günde bir sayfayı bile bitiremiyorum, biliyorum ki o kitabın okunma dönemi bu zaman değil. Gerçekten böyle okumaya zorlayıp gitmeyen bir kitabı, belki bir ay, bir sene veya beş sene sonra eline aldığında, su gibi gidebiliyor. … More Karma dans

Kitaplar üzerine bir yazı

Yıllar evvel Meltem Gürle’nin bir köşe yazısında kitap okumayı sevenleri kurt okuyucu ve aslan okuyucu olarak ikiye ayırdığını okumuştum. Sonrasında başka çeşitlemelerde yapmış. Aslan okuyucuları önlerine ne gelirse, hangi romanı bulurlarsa okuyan gruba alır. Kurt okuyucuları ise seçici ve hatta aynı kitabı tekrar tekrar okuyanlar olarak. Yeğenini yavru kurt okuyucu olarak alır. Okuduğu ve sevdiği … More Kitaplar üzerine bir yazı

Nezaket ve iyilik üzerine

Son zamanlarda instagramda karşıma iki kere çok benzer bir konuşma çıktı. Biri Emma Watson ile Jay Shetty isimli bir adamın röportajındaydı. Jay Shetty’i bir zamandır instragram’da takip ediyordum. Konuşmaları hoşuma gidiyor. Kitapları da varmış. Hatta Türkçe’ye de çevrilmiş. Bilge gibi düşün ve Sevginin 8 kuralı. Bir ara inceleyeceğim. Podcast’i de varmış ama ben pek podcast … More Nezaket ve iyilik üzerine

Bazı An’lar

Günün kaosu içerisinde akşam olsa da şunu yapıp kafamı dağıtsam dediği zamanlar oluyor insanın. Herkesin vardır. Kimi için akşam yemeğinden sonraki demli bir çay. Kimi için türk kahvesi yanına bir lokum. Kimi için bir film açıp izlemek. Kimi için de kitabını alıp köşeye çekilmek. Çocuğu için çocuğu ile geçireceği saat olabilir. Minik kolların boynuna dolanması, … More Bazı An’lar

Puantaj

Gündelik hayatta yaşadıklarımıza bir puan vermek mümkün değil mi? Bazen uzun zamandır görmediğim bir arkadaşım ile görüştüğümde klasik sorular döner bir. N’aber? Nasıl gidiyor? Cevaplar da standarttır. Aynı. Bir değişiklik yok. Rutin Standart. Bunlar “sıkıcı” görünen cevaplardır. Halimize şükür de cevaplardan biridir. Bu biraz daha iyi olsa ne de iyi olurdu ama olan da kötü … More Puantaj

Işınlar

Havanın bulutlu olduğu günlerde, yaz veya kış fark etmeksizin, gökyüzünde bazen bulutlar arasından bir pencere açılır. Özellikle güneş batmak üzereyken, açısından dolayı herhalde, gökten inen parmaklar gibi uzanırlar yeryüzüne. Bunu görmeyi çok severim. Bulutların arasından inen o ışık huzmesini. Sanki Allah gökyüzünden o anda oraya bakıyor gibi gelir. İnternette karşıma çıktı. Çoğu insana da öyle … More Işınlar

O zaman dans…

Geçen ay Oprah Winfrey’in Artık Biliyorum kitabını tekrar okumuştum. Orada bahsedilen bir şarkı vardı. Aslında bahsedilen bir şarkının sözleri idi. Umarım oturmak veya dans etmek arasında bir seçim yapma fırsatınız olduğunda dans etmeyi seçersiniz. Çok etkilenmiştim. Kendime bir ayna tutmak, bir düşünmek istedim. Bu biraz içimi acıttı bazı noktalarda. Acı olsa da itiraf etmek gerekirse … More O zaman dans…