Puantaj

Gündelik hayatta yaşadıklarımıza bir puan vermek mümkün değil mi?

Bazen uzun zamandır görmediğim bir arkadaşım ile görüştüğümde klasik sorular döner bir.

N’aber? Nasıl gidiyor?

Cevaplar da standarttır.

Aynı. Bir değişiklik yok.

Rutin

Standart.

Bunlar “sıkıcı” görünen cevaplardır.

Halimize şükür de cevaplardan biridir. Bu biraz daha iyi olsa ne de iyi olurdu ama olan da kötü değil demek gibi.

Bir yandan basit, sade bir günümüzü geçirmek için yapabildiklerimizin ne kadar kıymetli olduğunu, bunları yapamadığımız zaman farkına vardığımızdan, aslında her bir anımızda yaptıklarımızı bu yönden düşünüp değerlendirmek gerekiyor.

Çok klişe gelecek, biliyorum. Polyanna denmesinden de müthiş irrite oluyorum son zamanlarda. Dilimin ucuna kadar geliyor artık, kendi karanlık bakışınızda gidip ötede bayılın demek. Benim de her günüm müthiş neşe içerisinde, lay la lay la lom şeklinde geçmiyor. Hatta bazen çok derin konulara dalıp, çıkamıyorum zihnimde, ama bir yerlerde, bir aralıktan sızmış, halesini fark ettiğim ışığa da söylenmeni dinlemek istemiyorum.

Eskiden merdivenleri hızla inip çıkan birinin, sakatlıktan, hastalıktan veya sadece yaşlılıktan bunu yardımsız yapamadığını görünce içim acıyor çünkü. İşe araba ile değil de toplu taşıma ile gidiyorsundur, bazen dolu da oluyordur ama bir vasıtan vardır. Günün en yüksek keyif aldığın anları olmayabilir bu. Bazı günler o yol geçmez. Ama orada olmaya mecbursan, o zaman düşünmeyeceksin.

Perfect days filmini rutine, basit alışkanlıklara olan samimi yaklaşımını belki bu inanış ile sevmiştim.

Gündelik, rutin hayatta yaşadığım anlara kaç puan veririz? 10 üzerinden mesela?


Bir yanıt yazın