Işınlar

Havanın bulutlu olduğu günlerde, yaz veya kış fark etmeksizin, gökyüzünde bazen bulutlar arasından bir pencere açılır. Özellikle güneş batmak üzereyken, açısından dolayı herhalde, gökten inen parmaklar gibi uzanırlar yeryüzüne.

Bunu görmeyi çok severim. Bulutların arasından inen o ışık huzmesini.

Sanki Allah gökyüzünden o anda oraya bakıyor gibi gelir.

İnternette karşıma çıktı. Çoğu insana da öyle geliyormuş meğer.

Tanrı’nın gözü, Tanrı’nın ışınları gibi isimleri varmış ingilizcede. Hatta wikipedia’da Crepuscular ray diye bir madde var. Bu girişin Türkçe karşılığı yok maalesef. Kimse gidip de buna Türkçe veri gireyim dememiş. İlginç ve üzücü geldi.

Bazen yazın tam denize girecekken güneş bulutun arkasında kalır. Bir anda soğur deniz. Kararır. Girmek zorlaşır. Denizin içindeyken de kötü gelir bulut gölgesi. Ama biraz sonra güneş çıkınca nasıl da tatlılaşır. Sanki herşey yoluna girmiştir. Galiba gökyüzünde o ışınları görünce içimde uyanan his de bu. Herşey yoluna girecek.

Tanrı’nın gözü.

Bazen hiç olmayacak şeyler gerçekleşir. Tesadüfler, karşılaşmalar ve benzeri.
Başıma geldi mi? Tam olarak oldu diyemiyorum. Olmuştur belki, ya da ben hatırlamıyorum.

Genelde hayalimde canlandırdığım, çok görmek istediğim ama aramaya çekindiğim bir insan ile karşılaşmak ümidini içimde ama çok derinde saklayıp gittiğim bir mekanda asla gerçekleşmeyen bir durum oldu benim için. Çok saçma değil mi? Aslında bu gerçekleşse tesadüften çok beklenti oluyordu.

Tesadüfler daha ince ayarlı bir durum. Kendin de beklemiyorsun. Ummuyorsun bile. Tamamen yazgı gibi geliyor. Allah’ın işi. Öyle olunca çok ilham verici oluyor.


Bu yazıyı yazdığım gecenin sabahında böyle bir gündoğumu ile karşılaştım. Şimdi ne diyebilirim ki? Tesadüf mü? 🙂

O “ışın”lardan olmadığını biliyorum ama bu güzel gökyüzü ile karşılaşmak tesadüfler olmadı ya da ben hatırlamıyorum’a bir cevap gibi geldi. En azından ben öyle aldım.


Bir yanıt yazın