The Lost Boys (1987)

People are strange is when you’re a stranger Faces look ugly when you’re alone Women seem wicked when you’re unwanted Streets are uneven when you’re down When you’re strange Faces come out of the rain When you’re strange No one remembers your name When you’re strange When you’re strange When you’re strange The Lost Boys … More The Lost Boys (1987)

Vampirler (2) – Buffy the vampire slayer (veya neden Twilight vasat bir kopyadan başka birşey değildir…)

Vampirlerin benim için ne kadar önemli olduğundan sanırım ilk yazımda yeteri kadar bahsetmiştim. Vampirler… (1) Bu sebeple önemli konulara geçebilirim. Buffy The Vampire Slayer Buffy ilk 1992 ‘de film olarak çevrilmiş.1992 filmini sadece o dönemler Beverly Hills dizisinde oynayan Luke Perry’de filmde olduğu için biliyorum. İzlediğimi hayal meyal hatırlıyorum. Aklımda bir etkisi kalmamış. Sonrasında 1997’de efsane … More Vampirler (2) – Buffy the vampire slayer (veya neden Twilight vasat bir kopyadan başka birşey değildir…)

Robin of Sherwood

Robin Hood yine çocukluğumdan kalma efsanelerden biridir. Robinson Crouse ile beraber ilk okuduklarımdan… Sonrasında canım sıkıldıkça tekrar tekrar okumuş, en sonunda hep bir hüzünlenmiştim. Yıllar sonra maalesef elimdeki kopyayı ailenin küçük bireylerine bırakıp, kahramanımız Robin’in çeşitli dizi-film uyarlamaları ile yetinmiştim. Doğal olarak ancak o zaman Robin Hood’un farklı farklı kimlik uyarlamaları olduğunu öğrendim. Benim okuduğum … More Robin of Sherwood

Vampirler… (1)

Aslında bu yazıya Sookie Stackhouse roman serisi ve dizisi ile ilgili farkları, sevdiklerim, sevmediklerim olarak yazmayı planlamıştım. Ama içimden gelen şu ki; başlangıç olarak vampir hikayelerini nasıl sevmeye başladım, günümüze geldiğimizde yeni yazılmış veya çekilmiş medyadan artık neden zevk almadığımı anlatmak istediğimi farkettim. Sanırım Buffy, Angel ama öncelikle Lestat ve Louis den bahsetmeden,  Montague Summers … More Vampirler… (1)