The White Lotus – Tv series (2021-2022)

White Lotus’u geçen sene duymuş ve izleme listeme almıştım ama elim gitmemiş ve izleyememiştim. Theo James’in oynadığını gördüğümde öncelik vereceğim dememe rağmen olmadı.

Blu tv ‘ye gelince kolayıma geldi. Hemen izlemeye başladım. İlk sezon 6, ikinci sezon 7 bölümlük bir kara komedi. Gerçi Theo James sadece ikinci sezonda varmış, ama ilk sezon da keyifli zaman geçirmelik.

Övüldüğü kadar güzel ve özel mi, bilemiyorum. Son dönemlerde çok popüler olan bazı yapımlar bana oldukça abartılmış geliyor, örneğin Succession, örneğin Normal People. Bilemiyorum. Bu jenerasyon farkı, kültür farkı olabilir. Bu iki dizi ile ilgili başka zaman yazacağım zaten. Bu dizi fena değil ama kesinlikle izlenmeli, sakın kaçırmamalı değil. Vakit geçirmelik.

İlk sezon The White Lotus isimli zincir otellerinin Hawai Maui’deki resort’una gidiyoruz. O hafta check in yapacaklar bir tekne ile otele gelirler. Çocukları ve kızlarının bir arkadaşı ile gelen bir aile, yeni evli bir çift, zengin bir dul, otelin elemanları tarafından karşılanarak odalarına yerleştirilir.

İlk bölümde gerçekleşen abuklukların başında hamile olduğunu gizleyen yeni çalışanın doğumunun başlaması olmuştu ve otel müdürü Armand’ın tuhaf hareketleri dizinin potansiyelini gözler önüne seriyordu. Otele gelen konukların gariplikleri, dul kadının ölen annesinin küllerini deniz atma çalışmaları, balayına gelen çiftten kocanın çok zengin olmasına karşın ödedikleri para ile ayırttıkları oda arasındaki farkın peşine düşen takıntılı hali, yeni eşin kendine güvensizliği, diğer misafirler olan kalabalık ailenin kendi iç çatışmaları yanısıra otel müdürünün tuhaf karakteri ve spa merkezinin sorumlusu kadının zarif hikayeside diziyi sürükleyen alanlardan biriydi. Dizinin en başında uçağa yüklenen bir tabut olduğu bilgisi ile oluşan gerginlik bu tuhaf insanların birbirleri ile olan etkileşimlerinin ne gibi sonuçlar doğuracağı konusunda beklentiyi yükseltiyor.

Otelin tuhaf müdürü Armand ve stajyeri

İlk sezonun genel temasında zengin insanların takıntılıkları, diğer insanlara davranışları, kendilerini çok modern görüp aslında sınıf farkını sonuna kadar kullanmaları gibi çelişkili davranışları komedi unsurları ile yüze çarpılmış. Öte yandan dizinin ilerleyişi ve neticelenişi biraz beklentilerden farklı. (Bir karakter haricinde. Onu da spoiler olmasın diye yazının sonunda yazacağım.)

İkinci sezon tamamen farklı bir lokasyonda ve iki kişi hariç tamamen farklı bir ekip ile çekilmiş. Yine dizinin en başında ortaya çıkan ceset-ler ile gizem yemi atılmış. Bu sefer The White Lotus otel zincirinin Sicilya yerleşkesindeyiz. Yine tekne ile yaklaşan misafirleri otel müdürü ve ekip karşılar. Gelen misafirler üç jenerasyondan erkekler olan (dede, oğlu ve torunu), kendi Sicilya köklerini öğrenmek için gelmiş Amerikalı bir aile, erkeklerin üniversiteden beri tanıdık olduğunu anladığımız beraber tatile çıkmış iki çift karı-koca, ve ilk sezondan tanıdık olan dul kadın (ki o da artık dul değil) ve yanında kişisel asistanı.

Otele yerleşen bu tiplerin yanısıra otel çalışanları ve yerli halktan iki eskort kızın otel müşterileri ile etkileşimleri ikinci sezonun karakterlerini tamamlıyor. Bu sezon çok daha dinamik gibi. Maui resort izole bir alan iken, bu resort şehir içinde olduğu için sıklıkla Sicilya Taormina ve Palermo civarını görme şansımız oluyor. Oldukça keyifli. Masmavi Akdeniz göz alıyor.

Akdeniz göz alıyor!!

Theo James iki evli çiftten birinde koca rolünde. Pek de sempatik olmayan bir zengin. Oldukça hoş bunu kabul etmem lazım ama köklerini aramaya gelmiş ekibin genç üyesi de oldukça tatlıydı 🙂

Diğer çiftin karısı rolündeki Aubrey Plaza ise aslında biraz da merak ettiğim bir aktristi. Dizide oldukça beğendiğim bir oyunculuk göstermiş. Bu kadının daha önce duyduğum Black Bear diye bir filmi vardı ama bir türlü izleyememiştim. Şimdi daha da çok merak ettim. Kadın iyi oyuncu bence. Yüzünde her hissi iyi veren bir ifade var.

Her iki sezonda oynayan Jennifer Coolidge çok tatlı. Karakterini çok iyi yaratmış ve üstüne ekleye ekleye oynamış. Zaten bu sene ödüller de aldı. Asistanını oynayan kız Haley Lu Richardson’ı Küçük Kadınlar -2019 ve Ritüel filmindeki Florence Pugh ‘a aşırı benzettim. Neyse ki benzeten tek ben değilmişim. Onun da dizide biraz tuhaf, biraz gıcık, biraz hüzünlü bir hikayesi oluyor.


İlk iki sezon ile sevdiğim ama aşırı bayılmadığım bir dizi olmuş diyebilirim. İzlenebilir.

Spoiler kısmına gelirsek;

İlk sezondan en sevdiğim karakter ailenin küçük oğlu Quinn oldu doğrusu. Kızların sürekli odadan attığı, gidip sahilde uyuyan, gel git yüzünden telefonu tableti sular içinde kalan, ama gün doğumunu, balinaların dansını izleyebilen, Maui kayıkçıları ile küreğe çıkan, aslında ailenin en normal ve doğal üyesi olduğunu ispat eden küçük Quinn. Onun hikayesi yüzümde bir gülümseme oluşturuyor.


One thought on “The White Lotus – Tv series (2021-2022)”

  1. Cidden tebrikler ederim. Susseccion dizisinin abartıldığını düşünen tek ben değilmişim. 💫

Bir yanıt yazın