Midsommar – 2019 Film

Bu filmi o  kadar çok duydum ki. Daha önce izlememiş olmamın tek sebebi çok korkutucu olduğunun söylenmesiydi. En sonunda izlediğimde ise belki kendimi çok hazırladığım için, belki de özellikle günün en aydınlık zamanında izlediğim için, bana o kadar korkutucu gelmedi. Ama etkileyiciydi.

Bir travma geçiren Dani isimli genç kadın, erkek arkadaşı ve onun arkadaşları ile içlerinden birinin içinde büyümüş olduğu İsveç’te bir komin’in yazdönümü festivaline katılmak üzere davet edilirler. Antropoloji eğitimi alan arkadaşlar, Avrupa’dan gelenekler içeren bir festivali izlemeyi heyecan verici bulurlar. Kız ise erkek arkadaşı ile beraber olabilmek için onlara, biraz da zorla katılır. Burada zorla derken, kızın erkek arkadaşı psikolojik olarak zorlu bir dönemden geçen kız ile ilişkisinin ne olacağına tam karar verememiş, ayrılsam mı, devam mı etsem derken, kızın trajik olayından sonra onu idare etmek için onu da davete katar.

Daha komin’e ilk geldikleri andan itibaren kullandıkları ot, komin’in tuhaf ritüelleri derken, gerilimli, ne olacağını tam kestiremediğimiz bir ortama girmişlerdir. Bunun farkına çok geç varacaklardır.

Film etkileyici. Renklerin kullanımı, oyunculuklar, özellikle Dani karakterini canlandıran Florence Pugh, ki kendisini Küçük Kadınlar ‘ın son filminde pek sevmemiştim ama bu filmde gerçekten harikalar yaratmış, mükemmeldi.

Filmin gerilimi, ritüellerin neler olabileceğinin ucunun açık olması. Gerilim filmi diye geçtiği için tam açıklanmayan her konuda geride korkunç tahminler düşünüyorsunuz. Film ilerledikçe ne acaiplikler olacak diye gerilmeye başlıyorsunuz. Gizem ve ritüel algısı/beklentisi insanı korkutuyor. Ama bir noktadan sonra insanların yaptıklarını kötülükten değil de, böylesinin doğru olduğunu düşündüklerinden olduğunu hissediyorsunuz. Ve bu beni korkutmaktan ziyade, tiksindirme demeyeyim ama nahoş hisler doğurdu. Sonuçta olayların gelişiminde komüne dışardan gelen kişi yerine kendimi koyunca müthiş rahatsız edici, ama o grubun içinde doğan büyüyen insanlara doğal gelen süreçler (sanırım).

Film sembollerle, hikayelerle dolu.  Duvarlarda, kuruması için asılmış bir bezin üzerindeki anlatımda, bir halisünasyonun ufak bir detayında, her köşede birbirine örülmüş ufak işaretler var. Renklerin kullanımı bile filmin bir katmanını oluşturuyor. Bu yönden iğne oyası gibi. Film ilerledikçe birkaç sahne önce gördüğünüz bir resim, bir işaretin ne manaya geldiğini anlıyorsunuz. Hele filmin son bölümü kendi içinde çemberi tamamlıyor hissi veriyor.

Film hakkında çok da detaylı, spoilerlı yazmak istemiyorum doğrusu, bu daha çok kısa bir övgü yazısı olsun.

Filmin yönetmeni Ari Aster’in ikinci filmiymiş. İlk filmi Hereditary isimli bir korku filmi. Bunu izleyebileceğimi sanmıyorum ama. Öyle doğaüstü korkulu filmlerden gerçekten korkarım.

Bu filmi ise belki bir daha seyretmeyi pek kaldıramam ama bence aldığı övgüyü hak eden bir filmmiş. Daha önce izlesem olurmuş.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Midsommar – 2019 Film” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s