Being the Ricardos – 2021 Film

Bu film Amazon Prime’ a düşünce hemen izleyeyim demiştim ama ilk başta sarmamıştı, bırakmıştım.

Sonra Nicole Kidman altın küre ödülü alınca elimin altında olduğu için tekrar denemeye karar verdim.

Film gerçek insanlar ve olaylar üzerinde geçiyor. Filmin ne kadarı gerçeğe bağlı emin değilim ama en azından ana karakterler gerçek. Nicole Kidman ve Javier Bardem I Love Lucy isimli, tv de oynamış bir sitcom dizisinde Ricardos’ları canlandırıyorlar ve film gerçek hayatta da karı koca olan çift  Lucille Ball ve Desi Arnaz’ın olaylı bir çekim haftasında geçiyor. O dönemde Mccarthy’ nin meşhur komitesine benzer HUAC’da (house  un-american activities committe) değerlendirmeye alınıp aklanmış olan Lucille’in seçmen kartında kominist partiyi işaretlemiş olduğu bomba haberi gazetelere düşünce bunun diziye, kanala ve oyunculara nasıl etkisi olacak, ne yapacaklar da durumu kurtaracaklar, bir haftalık süredeki olayları izliyoruz. İnsanların yataklarının altında komünist aradığı dönemden bahsediyoruz. Birisine kominist yaftası yapıştırılmış olması, kara listeye alınması o kişinin işşiz kalmasını bırakın, ülkeyi bile terketmesine sebep olabilen dönemler.

Bir yandan bu olayın gelişimini, bir yandan Lucille ile Desi arasındaki ilişkinin durumunu, bir yandan diğer oyuncuların arasındaki dinamikleri, 50’li yılların televizyonculuk anlayışının sergilendiği şekilde izliyoruz. Örneğin bir tv dizisinde bir kadının hamile olması kabul edilebilir bir olay değilmiş. Çocukların izlediği bir dizide bu nasıl geçebilir ki? İnsanların aklına nasıl hamile kaldığı gelecektir diye hamilelik özellikle gerçek hayatta hamile olan oyuncular için saklanacak bir olay oluyormuş. Çekimleri ya bir mobilyanın arkasına gelecek şekilde ya da uzak bir yere tatile gitmiş şekilde tamamlayabiliyorlarmış.

Lucille ve Desi

Başlangıçtan ritmi tutturunca izlenebilir bir film. Ama bir eksiklik var. Tam ifade edemiyorum. Filmin içinde dizi olması mı, dizinin içinde kadının kafasından geçen sahnelerin olması mı, arada o dönemki galiba gerçek oyuncuların yorumlarının eklenmesi mi, içine giremiyorsunuz. Bir uzaklık hissi veriyor. Canlı seyirci önünde çekilen sitcomlarda seyirci koltuğunda oturur gibi, oyuncuların bir gerçek hallerini bir dizi karakteri hallerini, bir de kafalarının içinde geçen sahneleri izliyorsunuz. Bir plastik, yapaylık hissi var.

Nicola Kidman ‘ın harika performansına lafım yok. Durağan düşünme sahnelerinde bile zihninde dönenlerin enerjisini yansıtmış. Film ile ilgili Nicole Kidman’ın bütün filmi sırtlamasından dolayı acil hastanelik olduğu gibi bir  bir yorum okumuştum. Kesinlikle katılıyorum. Diğer oyuncular bir yanda, Javier Bardem diğer yanda, Nicole Kidman ise kendi kendine ayrı bir kulvarda oynuyor gibi. Javier Bardem kendi de ispanyol olmasından dolayı mıdır, kübalı şarkıcı rolünü biraz karikatürize canlandırmış.

I Love Lucy sitcom’u ise belki de 50 ‘lerden bildiğim tek sitcom o olduğundan, kostümlerden, dekordan Tatlı Cadı – Bewitched dizisini hatırlattı bana (ki bu dizi de 60 lardanmış) . O diziyi sevmiş olsam da, kopyalarını izlemek bana yapaylık hissi veriyor. Belki de bundan dolayı wandavision dizisini de sevemedim, izleyemedim bir türlü. O dizinin amacı bu hissi vermekti zaten sanırım. Neyse.

Lucille ile Desi’nin evliliği dizinin yayınlanan son bölümünden sonra bitmiş. Filmin sonunda boşandıklarını söylüyor ama sanki hemen o bölümün arkasından olaylar gelişmiş gibi algılamıştım. Filmin çekildiği dizi bölümünden yaklaşık 7 sene sonrasıymış aslında boşanmaları.

Değişik bir dönem filmi diyebilirim. Çok favorim olmadı ama.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s