Austenland – Austen Diyarı – Shannon Hale

Austenland yani Austen Diyarı’nı ilk kez bir roman olarak duymuştum. Hemen online kitap siparişime ekleyivermiştim. Sırf Jane Austen ile ilgili diye. Buna pişman oldum mu? Kesinlikle hayır.

Diğer Jane Austen roman, film, dizileri için –> Jane Austen 101

Kitabı elime aldığım ilk an itibari ile tatlış bir romanla karşı karşıya olduğumu anlamıştım. Kitabın kapağında “Yalnızım çünkü tüm şahane erkekler kitaplarda yaşıyor” diye bir cümle vardı. Böyle bir cümleye kim kapılmaz, söyler misiniz? Bir de kitabın kapak tasarımı, içi dışı, çiçekli iç baskısı o kadar şirindi ki bir odanın duvarlarını bu desenli bir duvar kağıdı ile kaplamak istemiştim. (kurdelalı, prenses elbiseli küçük kız mode on.) Bir de kitap Colin Firth’e ithaf edilmişken, nasıl artı puanla başlamayayım okumaya?

30’larında müzmin bir bekar olan Jane Hayes bir Jane Austen ama özellikle 1996 BBC dizisi Pride and Prejudice fanıdır. Takıntı seviyesinde. Daha önceki romantik ilişkileri hüsranla bittiği için, artık beklediği o mükemmel Mr. Darcy için ümidini yitirmiştir.

Bir gün teyzesinden kendisine miras kalır ve miras da İngiltere’de Austen Diyarı denilen bir yerde 3 haftalık bir tatil geçirmektir. Parası çoktan ödendiği için gitmeyi kabul eder. Hemen hazırlanıp yola çıkan Jane, dönem dizilerinin pek çok hayranının hayalindeki bir zaman yolculuğu yapar. Harika bir fonda, bir malikanede, kostümler içerisinde Naiplik dönemi (Regency Era) denilen 1800’lü yılların ilk yarısına ışınlanmıştır.

Austen Diyarının işletmecisi olan hanım tüm modern dünya kıyafetlerini ve eşyalarını kapıda bıraktırıp, kendi sağladıkları kostümler ile Jane’i 3 haftalık yeni evine, kurgu bir kimlik ile gönderir. Büyük malikanenin ev sahibesinin yeğenidir artık o. Orada yine görev gereği bu kurguya katılmış hanımların gönlünü hoş tutacak aktörler de vardır. Artık aşktan ümidi yitiren, yıllardır aradığı Mr. Darcy’den vazgeçtiğine kendini inandırmaya kararlı Jane, başta biraz bocalasa da bu –mış gibi oyununa katılır. Ama arada kendini bir sahtekar gibi hissetmesi, beklemediği kişilere aşık olması ile komik, eğlenceli bir 3 hafta geçirecektir.

Bu diyara ilk defa gelen, kendine Bayan Charming (Büyüleyici) ismini uygun gören bir hanım ve daha önce 4 defa gelmiş bir hanım ile beraber etrafları Mr. Nobly, Albay Andrews ve Kaptan East isimli “jönler” ile sarılmışken, Jane kendini bu Austen dünyası romans çılgınlığından kurtarabilecek midir? Aktörlerin görevi hanımları kendilerine umutsuzca aşık olunacak kadınlar gibi hissettirmektir. Ama duygular harekete geçirildiğinde kolaylıkla karmaşaya sebep olabilirler.

Aralarda Jane’in mutsuz sonuçlanan eski aşkları ile ilgili küçük notlar verirken, roman bir yandan da Jane’in nasılda umutsuzca her erkek arkadaşında hayatını geçireceği tek adamı aramış olduğunu anlatır.


Austenland – 2013 Film

Romanı çok severek okuduktan ve yüzümde şapşal bir sırıtışla bitirdikten sonra merak edip baktığımda aynı isimli bir film olduğunu görmüştüm. Hemen filmi bulup izlemem lazımdı tabi ki. Ama o da ne? Film o kadar tuhaf geldi ki, başroldeki adamlardan biri Northanger Abbey’de oynayan John Joseph Feild olmasına rağmen filmi izlemeyi içim kabul etmedi.

Filmi ancak romanı okumamın üzerinden 5 sene geçmiş ve detayları unutmuş iken izleyebildim.

Açıkçası film kötü değil. Ama romanın hemen üzerine kesinlikle izlenmemeli veya izlenmeye çalışılmamalı. Önce film izlenip, sonra roman okunabilir ama. Ki öyle yapınca roman, filmdeki tipler ile çok daha keyifli gitti.

Filmde beni rahatsız eden, bazı Amerikalıların (özellikle Mrs. Charming’in) nasıl desem, fazla hanzo canlandırılması. Aslında amaç onları kötü göstermek değil de, bir yandan dalga geçelim ama içlerindeki iyiliği de gösterelim. Bir nevi Recep İvedik karakteri gibi. Küçük birer ayıcıklar ama sevimliler. Tamam anladık, “İngilizlerdeki incelik, zerafet yok Amerikalılarda ama İngilizlerin bunu ne kadar sahte yaptıkları belli değil mi? Halbuki Amerikalılar kaba saba ama dürüstler”. Olay bu. Biraz aşağılık kompleksi gibi geliyor bana. Emily in Paris dizisinde de benzer bir hava vardı. O yüzden bir türlü tam sevemedim. Snob tavırlar içindeki Avrupa’lılar modernler, olgunlar, ağırbaşlılar falan filan ama doğal davranan Amerikalılar çok daha sıcaklar gibi bir zorlama senaryo. Ve maalesef Emily in Paris’deki Emily de çok hanzo geliyor bana. Neyse konu dağıldı. Bu konuyu ikinci sezonunu izlemeyi başarırsam o zaman Emily için yazımda detaylandırırım.

Filme geri dönersem, filmdeki kostümler, saçlar, Amerikalı olgun kadının tuhaf bir şekilde eski İngilizce konuşmaya çalışması çok absürd. Ama James Callis’in varlığı rolü az da olsa, filme su götürmez bir cazibe katmakta. Bu adamı Battlestar Galactica’dan beri çok seviyorum.

James Callis (Albay Andrews) ve Mrs. Charming

Baş kadın karakteri canlandıran Keri Russell’ı fazla tanımıyordum. Bir-iki filmde görmüşlüğüm vardı. Kitaptan hemen sonra izlemeye çalıştığımda hiç beğenememiştim, herhalde kitabı okurken canlandırdığım tipe benzemiyordu ama şimdi izlediğimde kendisini epey beğendim. Güzel bir kadınmış.

Film mi, roman mı derseniz, kesin roman derim ama romanı okumadan veya okuyup unuttuktan sonra da oldukça keyifle izlenebilecek bir film.



Dürüst olmak gerekirse, sanırım biraz ana karakter Jane ile aynı kafada olduğum için, Austen zamanı ile dalga geçilmesine bozuluyorum. Ama benim gibi tiplere umut olacak bir romans ile son bulduğu için bu dalgaları mazur görebilirim.

Austen’ın roman ve film uyarlamalarını çok severim. Bunu inkar edemem. Ama fazlasına maruz kalınca insanın duygusal ayarları ile oynadıklarını, hayattan kitaplardaki gibi ruh eşi modunda gerçek aşklar beklentisini arttırdıklarını inkar edemem. Keşke herkes ideal erkeğini bulabilse, ama bunu romanlarda bırakıp, gerçeğe yelken açmak lazım ki fırtınalardan yan yatmayalım. Roman da film de bunu nazikçe anlatsa da, en sonunda yine bir çelme takarak, beklenmedik bir mutlu sona eriştiriyor bizi.

Bu romanın bir de ikincisi varmış. Ama sanırım çok popüler olmamış. Ne Türkçeye çevrildiği ne de filmi yapılmadığı için böyle yorumladım ama en yakın zamanda okuyup, nasılmış öğrenmek istiyorum.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Austenland – Austen Diyarı – Shannon Hale’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s