Porco Rosso – Kırmızı Kanatlar – 1992 Anime Film

Dürüst olayım, Miyazaki’nin filmlerini say deseler, izlemediklerimin dahi isimlerini bilirim derdim ama bu filmi hiç bilmiyormuşum. Porco Rosso yani Kurenai no Buta.

İlk gördüğümde nasıl yani dedim. Bu pilot olan bir domuzun mu, yoksa domuz olan bir pilotun hikayesi mi? Filmin başlarından itibaren anlıyoruz ki aslında durum ikincisiymiş.

Dönemimiz 1. Dünya savaşı ertesinde Adriyatik denizi. Civardan geçen gemilere saldıran deniz uçaklı hava korsanlarına karşı ödül avcılığı yapan eski bir savaş pilotu Marco Rosso, nedenini bilmediğimiz bir sebeple domuza dönüşmüştür. Adaların birinde kendi köşesinde kırmızı uçağı ile takılan ve artık Porco Rosso diye isimlendirilmiş olan pilotumuz, telsizle ona ulaşan ihbarlara ödüle veya mağdurlara göre cevap vermektedir.

Sonradan eski arkadaş olduklarını anlayacağımız, Gina isimli bir şarkıcının mekanına gelen Amerikalı hırslı bir pilot olan Curtis, Gina’nın gözüne girmeye ve Adriyatiğin bu nam salmış pilotunu geçerek, kendisini ispat etmeye ve meşhur olmaya karar vermiştir. Bir fırsatını bularak, uçağını tamire götüren Rosso’ya saldırır ve uçağını düşürür.

Rosso kendi canını son dakikada kurtarır. Rosso’nun uçağının düşmesi haberinin en çok Gina’yı paniğe sürüklediğini gördüğümüzde, Gina tarafında aslında arkadaşlıktan daha fazla hisler olduğunu anlarız.

Bu arada da İtalya’da değişim rüzgarları esmektedir. Faşizim yükseliştedir. Rosso ordudan ayrıldığı için aranmaktadır da. Bu yüzden Milan’a, uçağını genelde tamir eden ustası Piccolo’nun atölyesine gizlice gelir. Hatta eski bir arkadaşı ile sinemada kamufle kıyafetlerle buluşur. Arkadaşı ile sohbet ederken söylediği söz, onun orduya geri dön davetine verdiği cevap, aslında filmi internette ilk arattığımda karşıma çıkan cümle olur;

Bir faşist olacağıma domuz olmayı tercih ederim.

Büyük buhran zamanları olduğundan Piccolo’nun oğulları başka başka yerlere gitmiş, atölyede çalışmaya çoğunlukla kadınlar kalmıştır. Rosso’nun da yeni uçağının tasarımcısı atölye sahibinin kız torunu Fio olacaktır. Rosso başta bir kıza güvenmese de, sonradan ikna olacaktır.

Gizli polis peşlerinde olduğu için uçak hazır olunca Rosso hemen yola çıkar ama Fio’da ona katılacaktır. Burada amaç, atölyeyi basacak gizli polise Rosso’nun Fio’yu rehin almasından dolayı yardım edildiğine ikna etmektir. Rosso pek memnun olmasa da bu plana katılır.

İkisi beraber Rosso’nun adasına dönerler ama onları kötü bir sürpriz beklemektedir. Daha önce Rosso’nun birkaç defa tepelediği korsanlar baskın yapmışlardır. Burada Rossu’yu deniz uçağı pilotları ile ilgili sözleriyle kurtaran Fio olacaktır.

‘Daha bir çocukken büyükbabam bana hepsinin çok onurlu insanlar olduklarını anlatırdı, çünkü kalplerini hem gökyüzü hem de okyanus yıkar derdi. Bu yüzden, denizcilerden daha cesur ve uçak pilotlarından daha gururlu olurlar derdi. Onlar için en önemli şey ne para ne de kadın, en önemli şey onurlarıdır derdi.’

Sonrasında Curtis ile bir düello anlaşması ve büyük karşılaşma olacaktır.


Burada Fio ile gece muhabbet eden Rosso’nun, Gina’nın ilk kocası ve kendi yakın arkadaşını savaşta nasıl kaybettiğini anlattığı, diğer savaş pilotlarının ve arkadaşının ölümüne şahit olan Rosso’nun kendi yaşayanlar arasında kalmasındaki vicdan muhasebesini anlarız. Arkadaşının yerine gitmek istese de öbürü çoktan başka bir diyara göçen diğer pilotların oluşturduğu gökyüzündeki kervana katılmıştır. “Ölenler hep iyiler olanlardı. Domuz olarak yaşamak cehennemde yaşamak gibidir.” Sanki Rosso’nun o akında ölmemesi ile kendini domuzluğa lanetleyen kendi gibi.

Filmde Rosso’nun domuz iken kendi yüzünü gördüğümüz, ya da  etrafındakilerin bir anlık domuz olmayan yüzünü gördüğünü gördüğümüz iki sahne oluyor. Bunlardan biri Fio ile gece muhabbet sahnesinde, Fio uyuklarken rüya gördüğünü sanar. Diğerinde ise Curtis ile dövüşlerinden sonra Gina’nın arkasından bakarken, Curtis’in yüz ifadesinden sana bir kere daha bakayım çığlığından bunu anlarız. Kendine dürüst olduğu o anlarda Porco Rosso yine Marco Rosso gibi görünür. Birkaç saniyeliğine bile olsa. Zaten aslında kendimizin dış dünyaya nasıl görünmek istediğimizi seçen kendimiz değil miyiz?

kayıp uçaklardan bir yol

Bu filmde de kötüler gerçekten kötü değil. Ya da daha doğrusu şeytani değil. Mesela fidye için çocukları kaçıran korsanlar, arkadaşlar birbirlerinden ayrılmasın deyip bütün çocukları alırlar, onlar uçaklarını dağıtırken şiddet uygulamazlar falan. Ya da kadınlara çok kibar davranırlar.

Porco Rosso’da Miyazakinin kendi yazıp çizdiği bir eserden uyarlanmış. Hikōtei Jidai yani Uçan geminin zamanı isimli 15 sayfalık kısa bir mangaymış. Film için konu ve karakterler genişletilmiş.

Porco Rosso basit gibi ilerleyen ama tatlı bir anime filmi. İlk başta sadece sırasını savmak için izlemeye başlamama rağmen, gerçekten çok keyif aldım. Ufak Miyazaki dokunuşları, örneği ölen pilotların havadaki şeridi, geçmişin anlatımı veya hislerin ifadesi, insanı hemen filmin içine çekiveriyor. Bir dönem bu filme devam çekmeyi de düşünmüşler ama bir türlü gerçekleşmemiş. Filmin sonu, daha doğrusu Porco Rosso ile ilgili kısmı izleyenin hayal gücüne bırakılmış. Yine de Gina’nın bahçesinin kenarına park edilmiş kırmızı uçağı uzaktan görür gibi oluruz.

Bu film için araştırırken Miyazaki’nin bu uçma hevesinin aslında nereden geldiğini de biraz öğrendim. Buna şaşırdım çünkü daha önce merak edip hayatını hiç okumamıştım. Ama bu konuda ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum. Boşuna burada lafı uzatmayayım.

Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Porco Rosso – Kırmızı Kanatlar – 1992 Anime Film’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s