Mobidick’e başlarken…

Herman Melville’in meşhur romanı Mobidick yani efsanevi Beyaz Balina’yı mutlaka duymuşsunuzdur. Ben de çok duydum. Ama bu romanı gözümde nedense öyle büyütmüşüm ki bir türlü okumaya elim gitmedi. Amerikan edebiyatında büyük yer tutan bir roman diye ilk bloğu dikmişim.

En sonunda iyi olacağını ümit ettiğim bir çevirisini bulup aldım ama gelin görün ki başlayamıyordum. Bir korku, bu romanla baş edemem korkusu bir türlü denizine açılmama imkan vermiyordu.

Aslında şöyle bir durum söz konusu. Mobidick’de gemileri kovalayıp insanları öldüren bir beyaz balina hikayesi olduğunu biliyordum ama ölen denizcilere ne kadar üzülsem de, galiba kendisine ve hatta türünün tamamına tehdit oluşturan balina avcı gemilerine saldıran canlıya daha çok sempati duyuyordum. Romanın sonunda balinayı öldüren insanlar çıkarsa çok üzülecektim.

Sonra bir film duydum. In the Heart of the Sea – Denizin Ortasında. 2015 yapımı balina avcılığı ile ilgili bir film. Film Herman Melville’in kendisinin eski bir denizciyi ziyareti ile başlıyor. Denizciden gemisi ile başlarına gelen macerayı anlatmasını istiyor. Artık bir hancı olan eski denizci başta istemese de en sonunda ikna olup hikayesini anlatıyor. Böylece Balina avcısı gemisi Essex’in 1820 de nasıl battığının hikayesini dinlemeye başlıyoruz.

Film aynı adlı kurgu olmayan Nathaniel Philbrick isimli Amerikalı bir yazarın kitabından uyarlanmış. Gerçekten de Melville’in Mobidick’i yazarken esinlendiği intikamcı beyaz balina ve gemilere saldırması, özellikle Essex isimli gemi ve tayfalarının başına gelen gerçek hikayeyi anlatıyormuş. Film kaptan olma hevesindeki tecrübeli denizci Owen Chase ‘i takip ederek anlatılıyor.

Film güzeldi güzel olmasına ama maalesef bilgisayar efektleri çok zayıf kalmış. Keşke biraz daha para yatırsalarmış. Ya da direkt animasyon film yapsalarmış. Çünkü dijital sahneler cıvıl cıvıl parlıyorken, o gerçekçilik hissi epey bir baltalanmış.

Ama filmin bana iyi bir etkisi oldu. Şöyle ki, sadece balina için çok üzüleceğimi düşünürken, balina avcılığına çıkan özellikle 1800′ lerden bahsediyoruz, çoğu fakir, evine ekmek götürmek amacı ile balina avcılığı yapan sefil denizcilerin bir daha karaya dönemeyecek olması, dul kalacak karıları ve babasız kalacak çocuklarını falan düşününce de üzüleceğimin farkına vardım. Söz konusu olan sadece elinde zıpkınla denizde hareket eden tüm canlıları öldürmeye hevesli, hani Afrika’da safariye çıkıp zevk için aslan öldüren insanlar değil. Onlar da kendi çaplarında yaşam mücadelesi veriyorlar. Yaptıkları silahlar ile elde ettikleri güce karşılık büyük beyaz balinanın ehlileştirilmemiş doğal gücünün çarpışmasından Darwin’e göre kazanan belli olacaksa, eh bunu yargılamak bana düşmez.


Arka fonda çalmak üzere “old shanties” koyarak başlayalım o zaman…

“Ismael deyin bana”


Daha ilk sayfasından bir kitap sarar mı yüreğinizi? İşte böyle başladı benim içim Mobidick…

“Hemen hemen tüm insanlar, bilerek bilmeyerek, yaşamlarının şu ya da bu anında, denize benim duyduğum sevgiyi az çok duymuşlardır.”


Old shanties ‘i kapattım ama, çok dikkat dağıtıcı olabiliyorlar 🙂

Bakalım sonunda neler hissedeceğim. –—-> sonunda yazım burada

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Mobidick’e başlarken…” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s