Tarla kuşuydu Juliet!

Romeo ve Juliet’ ten bahsetmişken, bu tiyatro eserinden bahsetmemek olmaz diye düşünüyorum.

Yıllar evvel televizyonda izlemiştim. Ya bir tiyatrodan çekilmiş haliydi ya da televizyon için yapılmış özel bir çekimde sanırım. Oyuncuları falan hiç hatırlamıyorum. Devlet tiyatrolarında efsane bir Ayten Gökçer ‘li uyarlamasından bahsedilir. İzlemiş olan akrabalarım anlatmıştı. TRT de oynamış olan bu uyarlama bile olabilir.

Romeo ve Juliet’in hikayesini bilirsiniz. Başka bir adamla evlenmeye zorlanınca Juliet düğünden önceki gece kendisini öldü gibi gösterecek bir ilaç içmiş, ilacın haberini alamayan Romeo ise onun gerçekten öldüğünü düşünüp zehir içmiştir. Tam Romeo ölürken gözünü açan, koma uykusundan uyanan Juliet’de acısına dayanamayıp kendini bıçakla hançerleyip öldürmüştür. İşte bu oyun Juliet’in 1 dakika daha önce uyanması ve Romeo’yu zehiri içmeden görmesi üzerine kurgulanmış. Ya bu efsanevi ünlü aşıklar ölmeselerdi, ne olurdu üzerine.

Oyun ismini Romeo’nun Juliet ‘in ilk gecesinden sonra sabaha karşı duydukları kuş sesi üzerine yaptıkları iddialaşma üzerinden alıyor. Biri sese bülbül derken diğeri yok bu tarlakuşu sesiydi diye ısrar ediyordu. Evliliklerinin üzerinden 30 yıl geçmiş, birbirleri ile normal çiftlerin didiştiği konular üzerinde atışan bu çifti izlemek gerçekten çok eğlenceliydi. Hele ki bu gecenin üzerinden yıllar geçmiş, sen bir günde tanışıp, aşık olup evlendiğin sevdiceğinden ayrılmak üzereyken duyduğun kuş sesi hangi kuşa ait diye hala didişmelerini dinlemek.

Aslında oyunun orjinal ismi Oh,oh Juliet. Ama Türkçe olarak böyle isimlendirmişler.

Kısa süren hikayelerinde göze batmayan bütün yan detayları tiyatro eserinin yaratıcısı (Ephraim Kishon) iyi bulup yakalamış. Mesela Romeo’nun şıpsevdiliği gibi. Juliet ile tanışmadan önce arkadaşlarının ve rahibin de dem vurduğu gibi her 3 günde bir başka kıza aşk şiirleri yazmışken, uzun vadede evlilik esnasında yaşanmış olabilecek gönül kaymalarına referanslar gibi.

Oyun çiftin didişmeleri ile başlayıp, ergenlik krizleri geçiren kızları ve sonra da nereden geldiğini hatırlayamadığım Shakespeare’in kendisinin çıkıp bunları azarlaması ile devam eden bir absürdlükler silsilesi şeklinde ilerliyor.  O yoğun, duygularla dolu romantik oyuna eğlenceli bir yorum olmuş.

Pandemi döneminde tiyatroya giden var mı bilmem ama gördüğüm kadarı ile hala sıklıkla oynanan bir oyun. Canlı izlemek keyifli olacaktır.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s