Jane Eyre

Bu kitabı ilk okuduğum zamanı hatırlıyorum da orta 1. Sınıftaydım. İngilizce okuma dersinin kitabıydı, kısaltılmış versiyonu ile tabi ki. Aklımda kalanlar; öncelikle kötü üvey teyzenin eline kalan küçük kızın ceza için bir odaya kapatılmasıydı. Odaya ölen amcanın hayaleti geliyor diye öncesinde evdeki çocukların birbirini korkutmuş olması da cabası. Zavallı kız aşırı korkmuştu. Bir çeşit klasik üvey ana hikayesi işte. Sonra da kötü bir yatılı okula gönderilmiş, orada gönderenlerin önem vermediği bilindiğinden eziyet görmüş, ama sonunda okulu bitirip mürebbiye olmuştu. Kuleye kapatılmış deli bir kadın ile ilgili birşeyler ve o kadar. Ders dönemi boyunca kitabın sonuna varmış mıydık, hatırlayamıyorum bile. Sanırım varmıştık. Mr. Rochester ve deli karısı ile ilgili neler belleğimde yer etmiş tam hatırlayamıyorum ama “o filmi” izledikten sonra heyecanlanıp, romanı birde tam olarak baştan sona okuma isteğimin doğması için karakterlerin birazcık da olsa aklımda kalmış olması gerekir.

wss

O film yani “Wide Sargasso Sea”. Film Türkçeye “Mutluluk Sahili” olarak çevrilmiş. (Çok şaşırtıcı değil, film isimlerinin vasat bir şekilde çevrilmelerine alıştık artık) 1993 yapımı. Uykusuz kaldığım bir gece sanırım Star tv de denk geldiğim bir filmdi. Hangi seneydi ve kanalın o zamanki adı Star tv miydi hiç hatırlamam, ama muhtemelen 1996’ larda olmalı. Çok etkileyici oyunculuklar yoktu ama hikaye anlatımı izlediğim yaş için hafif erotik kaçtığından, merakımı cezbetmişti. Filmin karakterlerini ilk başta isimlerinden hiç anlayamamıştım. Ancak filmin en sonunda anlamış ve çok heyecanlanmıştım.

Film, Mr. Rochester’ın Jamaica’ya ilk gidişi ve evlenmesinin hikayesini anlatıyor. İlk karısı ile nasıl tanıştığı, güzel, egzotik (aslında İngiliz kökenli ama yine de güneşli bir memlekette büyümüş) ateşli bir tabiatı olan kadınla. Kadın ile evliliği ilk başta çok heyecanlı iken, adamın çapkınlıkları, kadının hafif hafif delirmeye başlaması (sanırım kadının ailesinden gelen genetik bir hastalık) ve Jamaica’da yaşanan fırtınalı olaylardan sonra Rochester’ın karısı ile İngiltere’ye dönüşü. Karısının bir gece evi tutuşturarak yangında ölüşü ile bitiş.

Film öyle çok başarılı değildi ama işte olaylar bitip, deli karısı ile İngiltere’ye dönen adamın ünlü Mr. Rochester olduğunu anladığım anda çok şaşırmıştım. Galiba Rochester’ın Jane ile evlenmeye çalıştığı ve sonra yangın çıkartıp, çatıdan atlayıp öldüğü ana kadar devam eden bir filmdi. İşte bu filmden sonra Jane Eyre ‘i okumaya karar vermiştim. Acaba demiştim Jane Eyre’da bu hikayeyi anlatıyordu da, bizim ortaokul kitabından çıkartılmış olabilir miydi? Sonuçta Jamaica’da geçen hikaye fazlasıyla tutku doluydu. Benim hatırladığım Mr. Rochester ise daha çok huysuz sayılabilecek, kadınlara karşı çok da tutkulu gibi gözükmeyen bir adamdı. Yani klasik kıyafetli, soğuk bir İngiliz beyefendisini aşağıdaki kılıkta görmek heyecan verici değildi de, neydi?

wss1

Bu yazıyı yazmadan önce araştırdığımda, aslında filmin Jean Rhys isimli İngiliz kökenli Dominikli bir kadın yazarın aynı adlı romanından uyarlama olduğunu öğrendim. Kitap Türkçe ye de çevrilmiş fakat şu anda baskısı kalmamış gözüküyor.

Bir de yine aynı kitaptan 2006 da bir Tv uyarlamasının daha yapıldığını öğrendim. Tv ve BBC için olduğundan ilk film kadar tutkulu mudur bilemem ama yapım yılından dolayı bir şans tanımayı düşünüyorum.

wws3


Jane Eyre’e gelirsek;

Jane Eyre Bronte Kardeşlerden Charlotte Bronte’nin 1847 yılında farklı bir isimle yayınladığı romanı.

Kısaltılmamış versiyonunu okuyunca Jane Eyre romanının aslında hatırladığımdan çok daha ilginç olduğu ortaya çıktı. Klasik bir aşk hikayesi değil. Klasik bir üvey ana hikayesi değil. Aslında sessiz görünümlü ve güçsüz, fakir, kimsesiz bir kızın, bağımsız ve yaratıcı karakterini nasıl koruyup, geliştirdiğini, okuyoruz. Ona kötülük olsun diye gönderilen okulundan aldığı eğitim ile ve doğuştan gelen sağlam ruhu (aslında spirit demek istiyorum, ama tam Türkçe karşılığını ifade edemiyorum) ile dönemin toplumunun kadınlara, özellikle sabit bir geliri olmayan kadınlara takındığı tavırlara rağmen, kendinin kendisine dair bu konudaki inançsızlığına rağmen, Mr. Rochester’ı etkileyebilen bir kadın haline gelmesinin hikayesi beni çok heyecanlandırdı.

Romanın beni etkileyen bazı özel sahneleri var. Hani bir kitapta veya filmde sevdiğiniz bölümleri ve sahneleri açıp tekrar tekrar gözden geçirirsiniz ya, işte o sahneler…Bunlara isterseniz romantizm saçmalıkları deyin, isterseniz başka bir şey. Benim sevdiklerim işte.

İlki Jane’in Mr. Rochester ile ormanda ilk karşılaşması. Klasik, ona kötü davranan adamdan hoşlanan kız hikayesi. Ve tabi korkutucu adamdan ürkmeyen bu ufak tefek kızdan hoşlanan bir adam.

Jane eve döndüğünde Mr. Rochester’ın yanına çağrılması ve onun ormanda karşılaştığı huysuz adam olduğunu görmesi.

Mr. Rochester ile ilk gece ve sonraki gecelerde yaptığı konuşmaları. Ama özellikle yaptığı resimler üzerine fikir paylaşımları.

Jane’nin Mr. Rochester’ı yatağındaki yangından kurtardığı gece. Mr. Rochester’ın onun elini bırakmak istemeyişi. Jane’in içindeki kıpırtıların başlaması.

Mr. Rochester’ın müstakbel gelini ile Thornfield Hall’a gelmesi ve Jane’nin zorla katıldığı salon davetinden gizlice kaçmasından sonra arkasından gelip onun halini hatırını ısrarla, alınmış kızın gözlerinin yaşarmasına sebep olacak kadar ısrarla sorması.

Mr. Rochester’ın kahin kılığına girdiği bölüm.

Mr. Mason’ın geldiği ve çatı katında olayların olduğu gecenin sabahında yaptıkları konuşmalar.

Mr. Rochester’ın Jane’e ona başka bir memlekette iş sağlayıp göndereceğini söylemesi üzerine Jane’nin artık dayanamayıp ona hislerini püskürmesi. (buna açılma diyemeyeceğim, kendini o kadar tuttuktan sonra Jane gerçekten püskürdü orada, ama çok tatlı bir sahneydi. Tıpkı Rochester’ın avucuna düşen bir kuş gibi)


Bunlar birebir romanda tekrar tekrar okumayı sevdiğim sahneler. Bir de çeşitli film ve dizi uyarlamalarından gelen hoşlandığım sahneler var.

Uyarlama demişken herhalde en popüler , en çok tv-film, tiyatro, radyo tiyatrosu uyarlaması olan kitaplardan biri  Jane Eyre olsa gerek. Wikipedia’dan gördüğüm kadarı ile daha sessiz sinema döneminden uyarlamalar başlamış. Sanıyorum konusu itibari ile hem romantizm, hem gizem, hem dram, yani en popüler konuları barındırdığından çok ilgi çekici gelmiş. 1943 de Orson Wells’in bile oynadığı bir tane varmış!!!

Benim öyle böyle izlediklerim 1983 BBC dizisinden başlıyor. Sonrasında yine hayal meyal izledim diye hatırladıklarım 1996 Zeffirelli’nin sinema uyarlaması ve 1997 ITV tv uyarlaması.

Son izlediklerim ve en çok aklıma kalanlar tabiki 2006 tv dizisi ve 2011 sinema filmi. Bunları iki farklı ama bir yandan da aynı sebepten seviyorum. Toby Stephens  ve Michael Fassbender. İki uyarlamadaki Mr. Rochester’lar.

5

7

Daha önce izlediğim uyarlamaları pek hatırlayamıyorum. Onlarda daha çok aklımda kalan Jane in çocukluk dönemi. Belki de o bölümden sonrasını izlememiş bile olabilirim.

Ama bu yeni uyarlamalarda, hem Jane’nin boyuneğmez ruhunu, hem de Mr. Rochester’ın nasıl arzulu bir adam olduğunu çok güzel ifade etmişler. Huysuz ama yine de İngiliz aristokrasisine göre havalı davranan “centilmen”lerin aslında perde arkasında genç bir kızı baştan çıkartmaya çalışması, evli olduğu ortaya çıkmışken dahi onları kalmaya ikna etmeye çalışmasını bence çok etkileyici aktarmışlar.

Kitaptaki bazı sahneler uyarlamalar ile daha çok canlılık kazanmış.Kitapta Mr. Rochester’ın Jane’i kalmaya ikna etmesi karşılıklı bir ikna diyaloğu gibi gelmekteyken bu uyarlamalarda, bir erkeğin bir kadını sadece sözlerle değilde aksiyonlada baştan çıkartmaya, kandırmaya çalışmasını anlıyoruz.

10

Muhakkak ki kitabın tamamını belli bir yaşta okuyunca anlatılan hisler çok daha fazla anlam kazanıyor. Kitap romantizm ve gizem içeriyor ve okuyanı da, uyarlamalarını izleyeni de cezbediyor. Zaten bundandır ki defalarca çevrilmiş.

Sevgili  Jane. Böyle harika bir karakter olarak yazıldığın için Charlotte’a sevgiler..

Charlotte Bronte ve kızkardeşlerinin hayatı için –>Görünmeden Yürümek – To walk invisible

Son olarak ise;

Ah Mr. Rochester… Seni pis kart zampara!!!

20200317_233947

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Jane Eyre” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s