Robin of Sherwood

Robin Hood yine çocukluğumdan kalma efsanelerden biridir. Robinson Crouse ile beraber ilk okuduklarımdan… Sonrasında canım sıkıldıkça tekrar tekrar okumuş, en sonunda hep bir hüzünlenmiştim. Yıllar sonra maalesef elimdeki kopyayı ailenin küçük bireylerine bırakıp, kahramanımız Robin’in çeşitli dizi-film uyarlamaları ile yetinmiştim.

61YH59ELFKL

Doğal olarak ancak o zaman Robin Hood’un farklı farklı kimlik uyarlamaları olduğunu öğrendim. Benim okuduğum Howard Pyle’ın Robin Hood versiyonunda Robin Hood normal bir kasabalı, iyi bir okçu iken şerifin askerleri ile ters düşerek bir kanun dışı adama dönüşüp, ormanda karşılaştığı kendisi gibi kaçak insanları bir araya toplayarak bir ekip oluşturup, karşısına çıkan fırsatlarda ukala zenginlere bir ders verip, onların zorbalık yaptığı fakirlere yardımcı olmaktaydı. Kısa kısa hikayelerle Robin ve arkadaşlarının atıldığı maceralardan bir derleme yapmıştı Howard Pyle. Kitabın orjinal adı gibi Robin Hood’un Neşeli Maceraları.

Ama bana en etkileyici gelen kısım, bir çocuk kitabı olmasına karşın Robin’in son hikayesi, ölümünün acımasızca anlatılmış olması. Bu derlemede, Robin Kral Richard ormana geldikten sonra, ona bağlılık yemini etmiş ve kanunsuzluktan çıkıp onun saflarına katılmıştı. Yıllar sonra Kral ölünce tekrar ormana dönmesi ve Kral John ile husumetinin canlanması, yaralanıp sığındığı manastırda bir rahibe tarafından yaralanarak, kan kaybından ölmeden önce arkadaşı John’un yardımı ile pencereye yaklaşıp, attığı ok’un düştüğü yere gömülmek istemesi. Unutulmaz bir sahne. Hele de bir çocuk için. Böyle bir kahramanın, bu şekilde hayatının sonuna ulaşması.

death

Sanırım biraz bu sona bir saygı duruşunda bulunan Robin of Sherwood dizisini diğer tüm uyarlamalardan çok daha fazla sevdim.

9863


RoS_by_RC

 

Robin of Sherwood

aka The Hooded Man

Bu ITV televizyonu için İngilizler tarafından yapılmış 1984 uyarlaması. Zamanında TRT de oynadığında hayranlıkla izlemiştim. Diğer uyarlamalar ile karşılaştırmasını yapmaktansa bu diziyi neden çok sevdiğimden bahsetmek istiyorum.

Dizide Robin bir asil, bir haçlı ordusu şövalyesi veya ona benzer soylu, özel misyonu olan bir adam değil. Babası küçükken şerifin adamları tarafından öldürülünce değirmencinin yanına sığınmış bir oğlan olarak büyümüş bir Saxon. Evet bu dizide Norman – Saxon çekişmesi de karakterler arasındaki çatışmaların bir etmeni olarak bulunuyor. Genelde Norman olan soylular, zenginler, İngiltereyi gasp etmiş, ve yerel Saxon halkını hor görerek, herşeyin ve herkesin sahibi olarak davranmaktalar. İnsanların, Robin Hood’un ve çetesinin isyanının bir sebebi de bu. (Normanlar 1066 da İngiltereyi istila etmişlerdi. Onlardan önce de Saxonlar İngiltereyi istila etmişti. vs.vs. Ama sonuçta 1200 lü yıllarda geçen Robin Hood hikayesinde yerel halk artık asimile olmuş Saxonlar, kendilerini soylu, yerel halkı ise küçük görenler ise istilacı Normanlardı.)

Michael Praed as Robin Hood

Michael-Praed

Robin Hood’u canlandıran diğer tüm oyuncuları bir yana koyarım, Michael Praed’i diğer yana.  Aslında şimdi baktığımda uzun saçlı hafif asi bir rockçıyı andırsa da, ilk izlediğim dönemde de şimdi de, o outlaw ruhunu, asil soydan gelmeyen iyi ve cesur yürekli halk adamını mükemmel canlandırdığını düşünüyorum. Lady Marion rolündeki bayan oyuncu ile kimyalarının inanılmaz uyumu, ilk karşılaşmalarında ikisinin de gözlerindeki heyecanı. Ve o muhteşem final. O kadar mükemmeldi ki. Efsanevi Robin o t hood

Judi Trott as Lady Marion

Judi_Trott_como_Lady_Marian

Aslında diziyi ilk izlememden aklımda kalan karakterlerden biri değildi. Ama yıllar sonra tekrar izleyince alabildiğince zarif ve narin görünmesine karşın oyuncunun bir o kadarda kuvvetli bir karakter yarattığını görebildim. Cesurca Robin ile ormana kaçan, onunla evlenen Mayıs kraliçesi.  Ve o unutulmaz kızıl kabarık saçlar. Bence kesinlikle en iyi Marion karakteri. Ayrıca ne zaman Shrek 1’deki Fiona tiplemesini izlesem direkt aklıma gelmesinden, Shrek’in yapımcılarının bu diziden esinlenip esinlenmediklerini çok merak ettiriyor. Hele hele filmdeki Robin Hood sahnesinden sonra.

Mark Ryan as Nasir

nasir

Sanırım bu karakter ile Robin Hood efsanelerine ilk defa bir Saraken yani Müslüman Arap eklenmesi gerçekleşmiş. İlk izlediğim zamanlar tabi böyle bir şeyi bilmiyordum. Hikayelerden de hatırlamamamıştım ama Nasir karakteri, ikiz kılıçları ile oynayan aktörün alaycı gülümsemesi o kadar karizmatik gelmişti ki çok da aldırmamıştım. Zevkle izlemiştim. Yıllar sonra internette okurken, zaten yapımcıların aklında sadece 2 bölümde oynayacak bir karakter olarak yaratılmasına karşın, o kadar sevilmesinden sonra dizinin devamında da bulunmasına böyle karar verildiğini öğrendim. Yani hayranlığımda tek değilmişim.

Ray Winstone as Will Scarlett

will-ros-436x563

Herhalde en asabi Will Scarlett canlandırması olabilir. Ama haklı bir sebeple. Karısı  şerifin adamları tarafından kirletilerek, öldürülmüş, kendi hapse atılmış öfkeli Will. İsmini bu olaydan sonra Scarlett olarak değiştiren. Ama ne zaman bir aksiyon olsa Robin’in peşinden gelen Will.

Herne the Hunter

tumblr_osh7ymLss21touo3wo2_500

Yine bu diziyi en çok sevme sebeplerinden biri galiba. Direkt bu karakter değil ama konsepte katkısından dolayı. Aslında dizinin en uyduruk, en Robin Hood efsanesi kısmından uzak bölüm bu olabilir. Bakış açısına bağlı. Ben hep doğaüstü olayları, druidleri, doğa tanrıçalarını, büyülü tarihi objeleri (excalibur gibi) sevmişimdir. Bu sebeple dizideki geyik kıyafeti içinde, Robin’e ormanın kutsal gücünü sembolize eden gümüş oku ve kılıcı Albion’u veren mistik karakteri çok ilginç bulmuşumdur. Daha druidler ve shamanlarla ilgili hiçbirşey bilmediğim dönemlerde bile. Üstelik kitapta okuduğum Robin’nin ödül için katıldığı okçuluk yarışmalarında, gerçekten değerli bir ödül için hayatını riske atması, bir yerde çok daha akla yakın, yada kalbe yakın diyelim, gelmişti.

Diğer karakterler çok standart olduğu için onları tek tek saymayacağım. Ufak tefek dokunuşlar John Little ve Friar Tuck karakterlerinde de bulunuyordu kesinlikle. John Little karakterini ayrı bir severim. Burada hikayeye dahil edilme şekli biraz değişik olmasına karşın, bir büyücü tarafından Robin’i öldürmek için büyü yapılmıştı, yine de oyuncu olarak çok iyi canlandırılmış. Ama ben sadece inadı uğruna Robin’le kavga eden John Little’ı daha komik bulmuşumdur. Karakter şovu gibi. Bir de değirmencinin oğlu Much vardı tabiki.

robin-of-sherwood-lead

İşte size Robin Hood and His merry men

Gisbonlu Guy, Sheriff of Nottingham ve Prens John karakterlerini de unutmamak lazım. Ama onlara sonra geleceğim.


 

Bu dizinin ilk andan itibaren Robin ‘nin herhangi bir lord veya asilsoylu olmayıp, basitçe Loxley’ li Robin olmasını çok sevdim. Aslında tabi sadece basit bir köylü değilde, aile soyundan gelen, doğanın mistik gücünü taşıma hikayesi onu özel kılmakta ama yine de, genele baktığınızda belli bir soylu imtiyazına sahip olmadan sadece bilek ve yürek gücü ile olduğu yere gelen bir adam. Marion onunla kalmayı, bu gizemli güç yüzünde değilde onu gördüğü ilk anda etkilendiği için seçti.

 

Hapisten ilk kaçtığında Lady Marion’ ın odasına girmesi ve onunla karşılaştığı ilk sahne. Ne kadar zarif. O ilk anda Robin’i ele vermemesi, ona bir sebeple güvenmesi, sonradan Robin’in onu büyücünün elinden kurtarması.

Marion odasına dalan, belli ki kaçak olan bu adamı ele vermek yerine, sessiz kalmayı seçti. Robin ise karşısında yalın kılıç duran bir adamdan kormayan bu zarif kıza hayran kaldı. “You are like a May morning” dedi Robin. Ertesi gün manastıra kapanmak için yola çıkacak Marion ise arkasından “What a man!”

Marion manastıra giderken saldırıya uğrayıp Robin tarafından kurtarıldığında Robin ona ilk teklifini yapar. Burada benimle Sherwood’da kal. Ama Marion gururuna bir kaçağın Mayıs Kraliçesi olmayı yediremez. (Özellikle eski ingiltere de mayıs başında kullanılan bahar şenlikleri, Belthane, erkek ve kadının doğanın canlanışına ithafen bir araya gelmeleri, bolluk bereketlik törenlerine ithafen.)

7

 

Dizinin en sevdiğim sahnelerinden biride arkadaşları öldüğü zaman bu çetenin yaptığı ritüeldi. Ormanda gölün kıyısına gelip, oklarını yakıp, tek tek göle ok atmaları. İşte Nasir’in sözsüz bir şekilde çeteye katılması bu en unutulmaz sahnelerden biriydi.

1

11

Ardından da Robin ve Marion’un evlilikleri.

13

Dizinin kötü adamlarına gelirsek. En başta gerçekten kötü gibi duran Gisbonlu Guy, nedense sonrada bir şakaya doğru evrildi. En başta bir şaka gibi duran Şerif ise, gerçekten kötü, acımasız bir adama doğru evrildi. Bu geçiş ilginçti. Prens John karakteride vardı fakat açıkçası pek aklımda kalan bir etkisi olmamış.


 

Dizi üç sezon olarak çekilip toplamda 26 bölüm olarak tamamlandı.

İlk iki sezonda toplamda 13 bölümde, Robin Hood – daha doğrusu Robin of Loxley karakterini sevgili Michael Praed canlandırdı. Sonradan okuduğum kadarı ile Robin Hood ile popülerlik kazanan Michael tiyatrolara, müzikallere dönmek istemiş. Bu sebeple rolden ayrılmak istemiş. İkinci sezondaki ölüm bu sebeple çekilmiş.

Robin ‘in ölümü

Greatest Enemy isimli bölümde, artık Robin yüzünden canından bezmiş Şerif büyük bir av başlatıp, Robin ve adamlarını köşeye sıkıştırır. Robin arkadaşlarını gönderir ama kendi kayaların tepesinde yalnız kalmıştır. Sondan bir önceki okuna kadar , uzun yay (long bow) denilen ve askerlerin crossbowuna göre çok daha uzağa ulaşabilen yayıyla, etrafını çevirenleri haklar. Ama tabi oklarında sonu vardır.

Son okunu düşmanları ile alay edercesine öylesine savurur. Hepsinin üzerinden geçer o ok. Sonrasında ise düşmanın son saldırısı.

İkinci sezonun sonunda bir başka kapşonlu – hooded – karakterin çeteyi kralın adamlarının elinden kurtardığını, ve Robin’e yapılan ateşli ok törenine arkadan alevli ok atarak katılan gizemli bir karakteri görmüştük.

 

Üçüncü sezonda Robin of the Hood ya da Hooded Man olarak Herne tarafından atanmış bir başka Robert olduğunu anladık. Robert of Huntingdon. Bu diğerinden farklı olarak kalesinde yaşayan bir soylu iken, Robin öldüğü anda Herne’s son, yani Herne’nin oğlu olarak Hooded Man koltuğuna seçilerek Robin’in arkadaşlarını kurtarır. Başta Herne’e dirense de, sonrasında gelişen olaylar sonucunda o da Robin gibi ormanda çete ve Marion ile yaşamayı tercih eder. Bu rolde Jason Connery (Sean Connery’nin oğlu) bulunmaktadır.

e48acc926a323ec31fb5b7f36833cbdf

İlk izlediğimde bu karakteri hiç sevmediğimi hatırlıyorum. O zaman tabi neden oyuncu değişliğine gidildiğini bilmiyordum. Sadece sevdiğim esmer adam yerine sarışın bir tipi koymalarına gıcık olmuştum. Yıllar sonra izlediğimde o kadar da kötü gelmedi. Yani o kadar da sevimsiz bir adam değilmiş kendisi. Fena da oynamamış. Ama sanırım soylu aileden gelmesi biraz sinir etmiş olsa da o da ormanda diğerleri ile beraber yaşamayı seçerek, mütavazi bir adam olduğunu gösterir.

Dizide biraz Marion’un bu ikinci Robin ile yakınlaşmasına sinirlenmiştim ama hatırladığım kadarı ile zamanla gelişen bir şekilde bu hikayeyi işlemişlerdi. Sonradan izlediğimde yakınlaşmalarını izlemekten rahatsızlık duymamıştım.

Ama o final. 3. sezon finalinden bahsetmeden önce, aslında dizinin 4 sezon olmasının planlandığı söylemek gerek. Ama paraları bittiği için önceden düşünülen hikaye istenildiği gibi bitirilememiş.

3. sezonun son iki bölümü, Time of the wolves da Marion Robin’in cesedini bulur. Aslında ölü olan büyücünün yaptığı kopyadır. Ama o kadar üzülür, yıkılır ki, ikinci keredir aşık olduğu adam ölmüştür.

21

Dayanamaz manastıra gider. Ama ölmemiş olan Robin düşmanı yendikten sonra ona ulaştığında artık çok geçtir. Marion aradığı huzuru bulmuştur. “Let me live in your heart…But let me go” deyip, Robin’in kalbine görünmez bir hançer saplayıp onu terkeder.

23

Hüzünle arkadaşlarının yanına dönen Robin sadece “I’ve lost her John. We all have” diyebilir. Bu sefer tek başına gölün kıyısına gidip, sona eren aşkı için ritüeli gerçekleştirecektir.

25

Arkadaşları onu yalnız bırakmaz tabi ki.

26

Okuduğum kadarıyla aslında 4. sezonun yapılmayacağını bilsem demiş Carperter, Robin ve Marion’u evlendirirdim. Ayrıca yine 3. sezonda bahsi geçen Guy ve Robin in kardeş olması hikayesinide muhtemelen önceden bir neticeye bağlardı. Belki de Guy’da Robin’e katılıp, Marion ile düğünlerinde yer alırdı. Bilinmez.

532022e960927471a22256627c0f8627


Bu dizinin güzel yanlarından biri de kostümlerin, dekorun, eski, çamurlu vb. şekilde daha medieval görünmesi. İzlemeyi ne kadar sevsemde, Errol Flyn ve Robert Taylor’ın oynadığı dönem filmlerine baktığımızda, bütün o sefil ortaçağ zamanına göre herkesin kıyafetinin pırıl pırıl, ütülü, temiz, terziden yeni çıkmış tiril tiril uçuşan şekilde olduğunu görürüz. Bunda Robin ve arkadaşlarının saçları başları dağınık, yüzlerinde bazen çamur olan, kıyafetleri yırtık veya pis olduğu anlar, şerifin şatosunun civarında bile yerlerin çamur içinde olduğunu görürüz. Bu bence gerçekçilik hissi veren bir ayrıntı.

Ayrıca bir Robin Hood filminin ana sahnesi neresidir? Tabi ki Sherwood ormanı. Bu dizide Sherwood, ormanın ruhu, yeşilin o harika tonu, sisler, mistisizm kesinlikle çok iyi yakalanmış.

27

Ek olarak çekimlerin yapıldığı bütün o mekanlar, tarihi şatolar (Nottingham, kidwelly castle gibi) dizinin etkileyiciliğine katkı sağlamış. Bizim Battal Gazi veya Kılıç Arslan filmlerinin surlarda çekilmesi gibi, görsel olarak ayrı bir hava katmış. Tabi Stonehedge ‘i de unutmamak lazım.


Dizinin müziklerine gelirsek;

cf7c89764736e4baa8d582231c297160

Legend (Robin of Sherwood soundtrack)

Clannad ‘ın harika soundtrack’i. Daha ilk açılışta Roobin ….the hooded man diye seslenen o tok ses (zaten başka da bir söz yoktu…). Bu soundtrackdeki tüm şarkıları ayrı ayrı seviyorum. En çok scarlett inside ve battles ı seviyorum galiba. Ama baştan sona defalarca dinleyebilirim. Zaten 1984 de En iyi orijinal dizi müziği olarak Bafta ödülü almış albüm.


Nothing is forgotten… Nothing is ever forgotten…

 

Aynen öyle Robin. Asla unutulmazsın..

 

203237__12432.1542706027.380.500

Robin Of Sherwood Opening

 

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Robin of Sherwood’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s