Wild wild country – Osho belgeseli

o2

Osho belgeseline başlarken epey önyargılıydım. Aklımda insanları kandırıp paralarını ele geçiren, sapık bir adam ile aptal ve cahil takipçileri ile ilgili bir dizi izleyeceğimi düşünmüştüm.

Bu belgesel ile ilgili hangi sitede yorum okusam, buna benzer yorumlar görmüştüm.

İzleyince fikrim epey bir değişti.Biraz komplo teorisi biraz da hüzün ile kafamda farklı bir kurgu oluştu. Açıkçası komplo teorisi kısmı tamamen fikir yürütme. Ne Hindistan politik tarihini okudum, ne de araştırdım. O yüzden fazla da bir ciddiyet beklenmesin yani.Hüzün ise… Tamam bir kült liderini izleyen saf insanlar var, güncel hayatlarını bırakıp, kalkıp Hindistan’a veya Amerika’da ki merkezlerine gelip, gönüllü çalışarak, para bağışlayarak, Osho’nun fiziksel varlığının yakınında olmak istemişler. Hayatında eksik olanı tamamlama için duyulan özlemi içimde de hissettiğim için, bu insanların bir takipçiye dönüşmesi bana çok şaşırtıcı gelmedi. Herkesin kendine uygun yol arama hakkı var sonuçta.

Osho’nun belgeselde geçen bir cümlesi vardı. Batı kültürü maddi varlığı, doğu kültürü manevi varlığı besliyor. Biz ikisini birleştiriyoruz. Yani bu bakış açısından, herkes kendinden bir parçayı bulabilir.

Hindistanda başlayan Osho hikayesi, Amerika’da devam edip, yine Hindistan’da son buluyor. Esas adam Osho takma adını kullanan Rajneesh  gözükse de, aslında bu belgeselde baş karakter, esas kadın, Osho’nun uzun dönem başsekreteri olan Sheela. Tabi bunda Osho’nun tüm işlerininin takibini yapması, Amerika hikayesini baştan sona bilmesi, ona bir dönem en yakın kişi olması ve yaşıyor olması temel sebep.  Hikayenin tüm arka planını bilen yaşayan tek insan.

o1

Belgeseli izlerken bu kadını şaşkınlıkla izlediğimi inkar edemeyeceğim. Olaylar esnasında, televizyonculara, gazetecilere her zaman kendinden son derece emin, küstah yanıtlar vermesi, hiçbir durumda , bariz bir şekilde yenilgiye uğradığı belli olduğu, kurduğu dünya başına yıkıldığı noktada bile, o tuhaf gülümsemesi ile ukala laflar etmesi, galiba çok etkilendiğim bir tavır oldu. Kendine olan güveni , yaşlı halindeki konuşmalarında bile o kadar belli oluyordu ki. Bütün yaşadıklarından sonra bile hala Gücü olana saldırırlar, başındaki taç yüzünde. Bana da saldırdılar, hala saldırıyorlar. Ama benim ruhumu öldüremediler demesi. Farklı bir kadın kesinlikle.

İş bitirme kavramını son seviyede kabul etmemiş olsa , emirleri yerine getireceğim diye gerçekten korkunç kararlar almamış olsa, kendisine acıyabilirdim bile, ama o kendisine acınmasını istenen bir kadın değildi. Ama işte, o tuhaf aksanı ile anlattıklarından, tüm bunları sadece Osho’ya gerçekten yoğun hisler beslemesinden mi, yoksa elindeki o gücü de kaybetmek istememesinden mi yapmış, tam anlayamıyoruz.  Bu kadın, üzerinize bir anda saldırıp sizi tırmalayacak bir vahşi kediden çok, plan yaparak sinsice harekete geçebilen, güzel rol yapan zeki bir kadın. Bu yüzden korkutucu. Hani filmlerdeki perdenin arkasındaki gerçek kötüler gibi.

Osho’ ya gelirsek;

Osho’nun Hindistan’da başlayan popülerliği, açıkçası bana komplo teorisi olarak, o zamanlar Hindistan’ı karıştırmak için dış mihrakların organize ettiği bir dini lider formatı gibi gelmişti. Bu kadar finansal güçler, yurtdışlarından gelip bunu dinleyen, paralarını (kendi paraları mı?) bu adama yatıran insanlar, bir tarikat oluşturarak, belki de ülkede bir karşılıklık çıkarmaya, belki manipülasyonlarla çeşitli yönlendirmeler yapmaya çalışılmış, ve farkedildikten sonra da bu yüzden ülkeden kaçmak zorunda kalmış  diye düşündüm. Tabi bunlar benim oldukça cahilce yazdığım komple teorisi. Açıkçası Hint politik tarihini çok da merak etmiyorum.

Amerikaya geldiğinde olanlar ile ilgili hislerim ise karışık. Amerikaya kaçışının nispeten kolay olduğunu düşünüyorum ki bu benim komplo teorim ile ilgili. Bu kısmını geçersek, gelip yerleştikleri kasabada, aslında kendi bildikleri gibi, genel ahlak anlayışının dışında yaşarlarken, kasabanın tutucu, bağnaz halkının ajitasyonu ile toplumun kalanında bunların üzerinde nefret oluşturulması, bu grubun dengesini bozmasına, radikal yöntemlere geçmesine ve olaylarla baş edemeyince, hiç akla gelmeyecek yollara girmesine sebep olmuş.

Özellikle Amerika bölümünde, yerel halk, politikacılar ve hukuk insanlarının yorumlarından bunları anlamadan bir cadı avı başlatmışlar gibi gelmişti. Bıraksalar bu insanların kasabayı ele geçirelim gibi bir tavra gireceklerini düşünmüyorum. Ama belki onlarda haklılardı, yani acayip insanlar gelip, kendi örflerinin dışından sapkın tavırlar sergiliyorlar. Muhtemelen bende rahatsız olabilirdim.

Ama bana özellikle hüzünlü gelen, bu insanlar manipüle edilmiş olsalarda hala Osho ‘yu anlatırken, çok güzel bir insandı diye dile getirebilmeleri.  İnsanlar üzerinde böylesine bir etki yaratabilmek ne kadar inanılmaz. Ve bu insanların yanlızlığı, bir şeylere bağlanma hissi ne kadar çokmuş. Tabi bir de olayın ekonomik getiri kısmı var.

Bu ekipteki insanların çoğu Osho’nun arkasından hala kaymağı yiyen kişiler. Çeşitli spritüel metodlar geliştirenler (reiki, yoga vb.) , Osho’nun hala çok satanlarda çıkan bir sürü kitabının telif haklarından para kazananlar, Osho’nun ekibinde olduğu için- benzerleri arasından sıyrılmalarına muhakkak yardımcı olmuştur- verdikleri konferanslara veya seminerlere daha çok insan gelenler.

Yani sonuçta bu tarz pek çok spritüel çalışmanın insanları eksikliklerini hissettikleri şeylere kavuşmalarını sağlamak ise hedef, bu insanlara da belli ki istediklerini elde etmelerini sağlayan bir yol olmuş.

Bu acımasız bir son yorum olsa da, 80’ler ve günümüz insanın hala aynı dertlerden, aynı eksikliklerden muzdarip olması ne kadar hazin. Hala yoğun iş tempolarında çalışırken, tam olmadığımızı, elimizde 80’lere göre daha da fazla teknolojik destekler, cep telefonları, akıllı ev eşyaları, kolay alışveriş metodları vs., hala mindfullness seminerleri, meditasyonlar, yoga, reiki, chakra dengelemeleri vb. metodlarla kendi içimizde kendimizi aramaya çalışıyoruz.


© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s