
Tam en sonunda tüm Ghibli flimlerini izledim, bitti, derken bir baktım bu film ile ilgili yazımı yazmamışım. Halbuki bunu ve devamı olan Baron Returns’u izleyeli epey olmuştu.
Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>
Kitap okumayı seven Shizuku Tsukishima ismindeki kızımız yazar olmakla ilgilenmektedir. Kütüphaneden bir sürü kitap alan kız bir gün seçtiği kitapların ondan önce hep aynı çocuk tarafından alınmış olduğunu görür. Buna çok şaşırır ve bu çocuğun kim olduğunu merak eder.

Bu arada kız arkadaşlarına şarkı sözleri falan da yazmaktadır. Bir gün defterini bir bankta unutur ve onu bulan çocuk kızla biraz dalga geçer.
Eve döndüğü trende kendi kendine trene binip, seyahat eden bir kedi görünce kız merakla kediyi takip eder. Kedinin peşinde kapalı bir antikacı dükkanının önüne kadar gelir. Vitrininde gözleri canlı gibi duran, ayakta duran bir kedi heykeli olan dükkan çok ilgisini çeker. Maalesef dükkan o an kapalıdır.

Dükkana tekrar gittiğinde, civarında onunla dalga geçen çocuğu görür. Çocuk kızın dükkanı merak ettiğini görünce, onu arka kapıya götürür. Dedesinin dükkanı olduğunu ve alt katında bir keman imalatı atölyesi olduğunu gösterir. Kendi de çok iyi bir keman imalatçısı olmak istemektedir. Bunun için yakın zamanda İtalya’ya eğitime gidecektir. Kızdan uzaktan hoşlandığı ve onun dikkatini çekmek için kütüphanedeki pek çok kitabı aldığını söyler.

Kızı dedesi ile de tanıştırır. Vitrindeki kedi heykelini oldukça merak eden kız, dededen bunun bir hikayesi olduğunu da öğrenir. Hikayeyi öğrenmez hemen. Ama oğlanın İtalya’ya gitmesi ile kendini yazmaya verir. Kendi kurgusu olarak Baron ismindeki kedi heykelinden yola çıkarak, bir hikaye yazar. Neredeyse gece-gündüz kendini yazmaya adar. Hatta derslerde dikkati dağılır, sabahlara kadar uyanık kalır yazar. Annesi babası notları düşen kıza bir müdahalede bulunmak ister ama kız kendinden çok emindir. Yazmak istemektedir. Lise okumak falan gibi bir derdi yoktur. Bu arada Japonya’da girmesi ve okuması çok zor olduğu için çoğu insan Üniversite’ye gidemez. Bu yüzden lise diploması sahibi olmak çok önemlidir. Pekçok iş imkanı sağlayan bir adımdır.

Hikayesi bitince, söz verdiği gibi ilkin oğlanın dedesine okur. Merakla ve gerginlikle nasıl bulacağını bekler ve hiç de feda değil yorumu üzerine göz yaşlarına boğulur. Haftalardır süren stresi, gerilimi boşalmıştır. Dede, kızı güzel sözlerle motive eder ve sonrasında ona Baron’nun gerçek hikayesini anlatır. Kendi gençliğinde Almanya’da bulduğu, dişi bir eşi olan bu kedi heykellerini, Almanya’da kalan aşkını, Baron’un Almanya’da ki o dükkanda kalan dişi eş heykelini, ayrılıklarının sebebi olan İkinci Dünya Savaşına dokunur.

İtalya’dan erken dönen oğlan, sabah erken saatte kızın penceresinin altına gelir. (seni romantik velet seni) Liseyi Japonya’da okuyacağını söyler. Birbirlerine evlilik sözü verirler falan filan. Yaşları (14 olarak) buna göre fazla küçük olsa da, romantizm işte.

Bu filme, kızın yazma tutkusundan dolayı bir yakınlık hissetmiştim. Antika dükkanı, dükkanın bulunduğu sokak, kütüphane, çocukların arkadaşlığı gibi bölümler de oldukça sıcaktı. Öte yandan Baron isimli heykel, onun hikayesi bir itici gelmişti. Bilemiyorum. Baron isimli kedi heykelinden bir soğukluk geldi bana. Nitekim bu heykelden tetiklenen diğer film, the Cat Returns’ü pek de sevemedim gibi. Belki de yazı yazıp paylaşmak için az hevesimin olması bundandı. Ya da üşendim o dönem 😊
1989 senesinden aynı isimli bir manga’dan Miyazaki’nin yazdığı bir senaryo ile yapılmış. Yönetmeni Yoshifumi Kondo. Bu da aynı ekiple sayısız anime dizi ve filminde çeşitli görevler almış bir adammış. Hatta Miyazaki ve Takahata’dan sonra Ghibli’yi yürütecek adam olarak düşünülüyormuş. Ama 47 gibi genç bir yaşta kalpten gitmiş. Üzücü doğrusu. Özellikle Miyazaki’nin bahçemsi bir alanda yapılan bir çekiminde ‘biz öldükten sonra stüdyoya ne mi olacak? Kapanıp gidecek işte. Artık bu konuda endişelenmiyorum’ gibisinden bir konuşmasını görünce daha da üzücü oldu.
Cat Returns ile Baron’a ve bir nevi ek bir maceraya dönecek olsak da, bence bu diğerine göre daha güzel bir film. Bakalım öbürünü hatırlayıp, ne yazabileceğim.
Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>
© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.

One thought on “Whisper of the heart – Mimi wo sumaseba – 1995 Anime Film”