Selam 2025

Yılın son gününde böylesine güzel bir film izlediğim için çok mutlu oldum. Çok uzun zamandır merak ettiğim, afişinde içtenlikle gülümseyen Japon adamı gördüğümden beri bana iyi gelebileceğine inandığım bir filmdi. Öyle de çıktı. İçime ümit veren bir yanı oldu.

Mükemmel Günler filmi ile ilgili uzun uzun yazmak istiyorum. Bir başka yazıda bunu yapacağım. Bu yazımın konusu yeni bir yıla merhaba.

2025′ e giriyoruz biraz sonra. Biraz saat, biraz dakika sonra. İçimde bir umut var. Var mı gerçekten diye bir duraksadım. Var. Plan program yapmadan bazı şeyler gerçekleşmiyor ama çok plan yapıp onlar arasında kaybolmak da doğru değil. Olduğu gibi akmalı bazı şeyler. Öyle aksın, suyun yolunu bulduğu, engin okyanuslara doğru bir yol. Özgürlüğe, enginliğe, içtenlikle. Dışına olduğu kadar içine doğru da.

Rutinin güzelliklerinden keyif almayı başarabileceğim, dünyayı kurtarmak veya dünyayı kendime hayran bırakmak zorunda olmayışımın keyfini çıkartabileceğim, kendimin kendime hayran olacağı bir yıl. sağlıkla huzurla.

Sevdiklerimin ve beni sevenlerin sıcağı. fırından taze çıkmış ekmek kokusu gibi sarsın.

Güneşin denizde çaktırdığı mücevherler, yılbaşı ağacının ışıklarının parlayıp sönmesi.

Rengarenk bir cümbüş.

Aşk ile… sevgi ile…

Bekliyorum 2025.

Birkaç saat sonra bakınca bu yazı bir yapay geldi. Halbuki yazarken öyle değildi. Şunu hatırladım galiba. Her gün, her an bulutların üstünde geçmeyebilir. Yapmak zorunda olduğumuz işler bizi mutlu etmeyebilir. Bazen hüzünlenip ağlarız, bazen içimiz burkulur, bazen de kanat takmış gibi oluruz. Umarım güzel zamanların daha çok olacağı bir yıl olsun. sağlıkla. huzurla. sevgiyle.


Bir yanıt yazın