
From up on Poppy Hill izleyememiş olduğum bir Ghibli filmi idi.
Artık izledim.
Ve çok sevdim.
Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>
Filmin yazarı baba Hayao Miyazaki iken yönetmen bu sefer oğlu Goro Miyazaki. Orijinal metin 1979’lardan aynı isimli bir manga’ya aitmiş.

Film 1963 senesinde Yokohama sahil şehrinde geçiyor. Yokuşun tepesinde dededen kalma bir pansiyon işleten lise öğrencisi Umi, sabah erkenden kalkıp hem pansiyon müşterilerine, hem babaannesine, hem de iki küçük kardeşine kahvaltı hazırlar. Ardından bahçeye çıkıp bayrak direğine her sabah yaptığı gibi denizcilerin kullandığı işaret bayraklarından çeker. O gün canı ne istiyorsa onu yazar bayraklarla.

Oldukça sakin ve uysal bir kızdır. Okul gazetesinde bir şiir yayınlanır. Her gün bayrakları çeken güzel kız diye. Bunun ona yazıldığı çok açıktır. Bir hayranı vardır.
Bir yandan da Shun Kazama isminde bir lise öğrencisi ile tanışırız. Babası bir gemi kaptanı olan bu çocuğun sabah geçerken bayrakları izlemesinden şiiri onun yazdığını tahmin ederiz.

Okudukları lisenin “Latin Bölgesi” adında bir kulüp binası vardır. Bu bina oldukça eski olduğu ve 64 Tokyo olimpiyatları olacak diye bir renovasyon akımı olduğu için harabe görünümlü binanın yıkılmasına karar verilmiştir. İçinde türlü türlü kulüplerin yer aldığı (edebiyat, felsefe, astronomi gibi gibi) binanın yıkılmasını, kulüplerin üyesi olan erkek öğrenciler istememekte ve yıkımı engellemek amacı ile anlık gerilla gösteriler düzenlemektedirler. Bunlardan birinde Shun okulun çatısından havuza dalış yapar. Çıktığında Umi ile gözgöze gelince ikisinin de utanmasından anlarız ki bunların arasında birşeyler olacak.

Aslında 60’larda bizim ülkemizde de dahil olmak üzere pek çok ülkede yaşanan bu tarz öğrenci hareketlerine de değinilmiş olmuş. Bununla ilgili bir başka animede daha karşılaşmıştım. Daha çok üniversite öğrencileri tarafından yapılmış olsa da, lise öğrencileri arasında da akım yer bulmuş, gençler özellikle edebiyat kulüpleri tarafından çıkartılan dergilerde rejimleri eleştiren yazılar yazarak düşüncelerini ifade edebilmişler. 60’lı yıllar gençlerin sözlerini sakınmadığı, fikirlerini açıkça söyleme haklarını kullanmaya çalıştıkları ama baskıcı ve ataerkil hükümetlerin despotluk yaptığı yıllar olmuş. Sürekli aynı döngü. Övüldükleri müddetçe medya ve diğer mecralarda yorumlar ve fikir özgürlüğü kabul edilirken, eleştiri veya farklı görüş savunulduğunda, yıkıcı, anarşist olarak değerlendirilerek baskıcı yönetimler kurmak, tarihin bir klasiği olagelmiştir. Savaş ve/veya kaos çıkartana kadar böbürlenme ve kibir. Sonuçta binayı korumak isteyen gençlerin argümanı, eskiye saygı olmadan yeniye ilerlenemeyeceğidir.

Umi, kızkardeşinin ısrarı ile damdan atlayan çocuktan imza almak için kulüp binasına girince, Shun ile birebir konuşma fırsatı edinir. Aralarında nazik bir arkadaşlık başlar. Burada Shun’un yakın arkadaşının onları başbaşa bırakmak için çevirdiği bir iki müdahale de gözümüzden kaçmaz tabi ki. Umi’nin baskıya yetişecek dergi konusundaki yardımı ile tanışıklık başlangıcındaki o tuhaf anlar da silinir gider.
Film ikilinin birkaç tesadüfle daha karşılaşması ve bu karşılaşmalarının ikisi arasındaki nazik arkadaşlığa farklı tohumlar atmasını çok zarif bir şekilde anlatıyor. Tam bir Ghibli zerafeti ile diyebiliriz.

Sonrasında Shun’un, Umi’nin Kore savaşında ölen babasının resmini görmesi ve belediye kayıtlarından bakarak aslında evlatlık olsa da gerçek babasının Umi’nin babası ile aynı olduğunu fark etmesi ile aralarına buzdan bir duvar örülür. Ne yapacaklarını şaşırırlar. Biz de şaşırırız, ama henüz film bitmemiştir. Çıkmadık candan ümit kesilmez hesabı ile, bir ümit farklı bir dönüş beklemeye devam ederiz.

Bu arada kulüp binasının derlenip toplanma, temizlenme çalışması başlar. Kız öğrenciler, onların talimatları ile erkek öğrencilerin fiziksel çabaları ile beraber tüm binayı tertemiz yapar, her yeri düzenlerler. Tek kalan yetkili bir adamdan onay alınmasıdır. Bunun için de Tokyo’ya gidecek organizasyon yapılır.




Bu arada Umi’nin Shun’dan oldukça hoşlanması, ama çocuğun ona itirafı ile kardeş olduklarını öğrenmesi onu çok yıkar. Bir noktada, Shun’a kardeş olduğumuzu kabul ediyorum ama senden de çok hoşlanıyorum diyecektir. Amerika’dan eğitimden dönen annesi bile ondaki değişimi fark eder. Kızın içindeki tuttuğu acıyı sorduğunda, en sonunda kız derdini anlatır ve anne olaya el atar.

Filmin her detayını anlatmayayım ama bir şekilde Shun ile Umi’nin gerçekten kardeş olmadıkları, Shun’un babasının hikayesini öğreniriz. Sonraları ne olur bilinmez ama filmin sonunda mutlu bir deniz esintisi hissederiz.
Sabah erken kalkan Umi bayraklarını Shun için asmaya devam eder. Bir yandan da Aoi Teshima’nın seslendirdiği Yaza Veda – Sayonara no Natsu şarkısı çalar fonda. Bu seferki bir Joe Hisashi eseri değildir ama yumuşak, bir tekne ile sakin sakin gezerken ve saçınız esinti ile savrulurken arka fonda çalabilecek bir müziktir.
Bu çok sevdiğim bir Ghibli filmi oldu. Zarif, nazik, sevimli, bir yandan da heyacanlı ve dönemini samimiyetle yansıtan <3
Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>
© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.

Işıltılı denizde puslu bir gemi,
Ardında bir veda buharı bırakır,
Yokuştan aşağı inersem,
Yaz renklerine boyanmış o rüzgarla karşılaşır mıydım?
Aşkım bir melodi,
Yüksek ve alçak sesle söylediğim,
Aşkım bir martı,
Yüksekte ve alçakta uçan,
Günbatımında seslenmeye çalışsaydım,
Acaba karşılaşır mıydım nazik senle?
Bir kimsenin çaldığı piyano sesi,
Gök gürlemesini andırıyor,
İkindi vakti geç saatlerde gelip giden giden insanlar,
Acaba yaz renginde bir rüyaları var mıdır?
Aşkım bir günlük,
Ömrümün sayfalarını büyüleyen,
Aşkım bir tekne,
Boş denizde giden,
Günbatımında geriye baksaydım,
Acaba beni arıyor olur muydun?
Piknik yerindeki sallanan ağaçlar,
Yere veda gölgeleri düşürür,
Eski şapel ve tavuk rüzgar gülü,
Yaz renkli kasabada onlardan var mıdır?
Dünün aşkı gözyaşlarından ibaret,
Yakında kuruyacak ve yok olacaklar,
Yarının aşkı saf bir nakarat,
Sonu olmayan kelimeler,
Günbatımında tesadüfen karşılaşırsak,
Merak ediyorum beni kucaklar mısın?
2 thoughts on “From Up On Poppy Hill – Kokuriko-zaka Kara – 2011 Anime Film”