Minik bir kuş uçtu çalıların arasından

Off…

Yine uzun dönemdir yazmamışım. Halbuki kafamda sürekli birşeyler yazıyor, kendimle konuşuyordum. Bunları kağıda (ekrana) dökmediğimi, geçenlerde gülerek bunu yazsam diye düşündüğüm şeyi hatırlayamadığımda farkettim. Resmen zihnimden uçtu gitti. Kızdım da kendime biraz.

Bu aralar bir miktar kendini geliştirme/ tanıma/bulma kitaplarına sardım. Aldığım, zaman ayıramadıklarımı falan bu ara biraz üzerine eğilip okudum. Bir yandan da hayatımda yapmak istediğim değişiklikler kafamı kurcalıyor idi. Hala kurcalıyor.

Birçok başlayıp bitiremediğim yazım var. Sanırım öncelikle öyle ya da böyle bunları bir bitirsem fena olmayacak. Bitmeyip kenarda beklediklerinde içim şişiyor. İlk anda sonunu getiremeyince, ya da şimdi yoruldum, ama bundan da bahsetmek istiyorum dediğim bölümleri eklerim diye son noktayı koymayı ötelediğim oluyor. Araya hayat girince de tadı kaçıyor bazen.

Ama yazılarım dağınık olsun da istemiyorum. Bazen bloğun istatistiklerine bakarken, okunmuş bir yazımı görünce ama bu konunun bir başka bölümü başka yazımda devam ediyordu, onu neden okumadınız ki diye sormak istiyorum. Gerçi pekala da yazı zaten uzun gelmiş, devamını sonra okumak istemiş olabilir insan. Kendi hüsnükuruntularım. Aslında bloğun karışık geldiği kişi esas kendimim galiba.

Zihnimde parça parça, dalgaların üstünde gezinen köpükler…

Hayat ne karmaşık oluyor bazen. Bazen de çok yalın. Yorucu geliyor herşey, herkes. Ama sakinlikten de bunalıyoruz. Rutin dediğimiz şeyler konfor ama bir yandan da rahatsız edici olabiliyor. Sürekli yatağın aynı köşesinde yatıp orasını çukur yapmak gibi. Biraz sağa kayınca sırt huzursuz oluyor, ta ki orayı da çökertene kadar. Sonra tekrar.


One thought on “Minik bir kuş uçtu çalıların arasından”

Bir yanıt yazın