
Ghibli fimlerinde beni tıkayanı geçmemin hemen ardından önüme bu film düştü.
Diğer filmler Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>
Arrietty. Bu filmin yazarı da Hanao Miyazaki. Ancak yönetmeni Ghibli kurucularından farklı. Hiromasa Yonebayashi. Bu adam Ghibli filmlerinin çoğunda bir görevde (key animator, in-between animator, assistant director gibi gibi animecilikte bilmediğim görevlerde) çalışmış. Bu, yönetmenin ilk filmiymiş ve kendisi zamanında şirketin en genç yönetmenlerindenmiş. Yıllar sonrasında bir yapımcı ile beraber ayrılıp başka bir stüdyo kurmuşlar. Studio Ponoc. Bu stüdyonun filmlerine de bakacağım.
Aslında konu İngiliz yazar Mary Norton’un The Borrowers – Aşırıcılar romanından alınmış. Büyükannesinin eve getirdiği Sho isimli oğlan çocuğu bahçede kedinin birşeyi koklayıp kovalamaya çalıştığını farkeder. Otların içine yaklaştığımızda ise parmak çocuk diyebileceğimiz ebatta küçük bir kız görürüz.

Bu 14 yaşındaki Arrietty’dir. Clock ailesinin kızı. Clock ailesi uzun zamandır bu evde yaşamaktadır. Kendilerine aşırıcılar diyen bu canlılar minik insanlardır. Arrietty ilk aşırma görevine babası ile çıkınca oğlanla yeniden karşılacaktır. Ancak insanlar tarafından görülmemeleri gerektiğinden ailenin huzuru kaçar. Bir de devreye bunları yakalamayı kafayı takmış hizmetçi girince gerilimli olaylar gerçekleşir.

Sho annesinden küçük insanlar ile ilgili hikayeler duymuştur. O yüzden Arrietty’yi ilk gördüğünde de çok şaşırmamıştır. Gece karşılaştıklarında korkmasın diye ona seslenir. Arkadaş olmak istiyordur. Odasında büyük büyükdedesinin İngiltere’den özel sipariş ile yaptırıp getirttiği çok güzel bir oyuncak ev vardır. Büyükannesinin anlattığına göre büyük büyükdede evde yaşadığına inandığı küçük insanlar için yaptırmıştır bunu ama hiç gelen olmamıştır.

Ailesinin tembihlemesine karşın ve başta istemese de Arrietty, arkadaş olmak isteyen Sho ile arasında mecbur kaldığı bazı durumlar sonucu bir dostluk gelişmesinin önüne geçemez. Zor duruma düşen aileye Sho yardım eder.
Ghibli filmleri içinde konusu epik olmayan, sakin sakin öyküsünü anlatan tatlı bir film olmuş. Aslında bunda da birbirinden farklı olsalar da kalplerinde sıcaklık olan canlılar arasında kurulabilecek basit, doğal dostluğu anlatıyor.
Arrietty’nin ve Sho’nun dostluğu, en sonda vedalaşırlarken ki temasları çok tatlıydı. Film boyunca Arrietty’nin peşinden onu avlamak için koşan kedinin bile tavrının değişimi çok nazik bir dokunuştu.
Film izlemesi oldukça keyifli, güzel zaman geçirmelik bir film. Bir yandan ana konuyu izlerken, bir yandan da arka plandaki detayları kaçırmamaya çalışırken su gibi akıp gidiyor. Küçük insanların, normal insan eşyalarından yaptıkları kendi malzemelerinin detaylarına takılıveriyorsunuz. Bir düğmenin duvara süs tabağı gibi asılmış olması, Arrietty’nin odasını yapraklarla süslemiş olması, bir toplu iğneyi eteğine kınına geçirilmiş bir kılıç gibi taşıması. Hayal gücünüzü, zihninizi açıyor.

Bir de o bahçeler, çiçekler. Ghibli’nin en güzel sahneleri, yeşillikler, bahçeler, çiçeklerde bence. Bir de pişirilen yemekler de 🙂
Ve o müzikler. O müzikler neydi öyle? Fransız bir sanatçı, Cecile Corbel yazmış müzikleri. Filmin sakin havasına uyan, harika melodiler vardı. Çok çok başarılı.
Sanırım bir müddet bu müziklere dalacağım.
Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>
© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.

One thought on “Arrietty – Karigurashi no Arietti – 2010 Anime Film”