Ponyo – Küçük Deniz kızı – 2008 Anime Film

Ponyo! Ponyo! Ponyo!

Seni gidi kalp hırsızı küçük Japon balığım…

Ponyo bir Japon balığı değil tabi ki, ama onu bulduğunda Sosuke’nin ilk yorumu bu olduğu için öyle demek istedim.

Ne kadar şirin bir filmmişsen sen öyle Ponyo.

Ponyo bir çeşit deniz kızı hikayesi. Zaten Hans Christian Andersen’in küçük denizkızı masalından uyarlanmış diye belirtilmiş. Denizin altındaki “sarayında” hapis hayatı yaşayan küçük kızımız, kardeşlerinden ayrılarak, gizlice karaya vurur. Onu bir kavanoza sıkışmış bir halde bulan Sosuke, ki Japon balığı bulduğunu düşünmüştür, kavanozdan kurtarıp hemen bir kovaya koyar. Ama evinden kaçtığını anlayan babası kızının peşindedir. Bir yolunu bulur ve deniz kıyısına yaklaştığı bir anda dalga şeklinde adamlarını gönderip kızı geri alır.

Ama artık Sosuke’nin arkadaşlığını tatmış olan Ponyo, babasının ona taktığı gerçek ismini istemez, insan olmak ister ve sihir gücü ile kol ve bacak uzuvları çıkartır, yüzünü de insan yüzü yapar. Tekrar karaya kaçar. Ama bu sihri ona ve insanlara pahalıya patlayacaktır. Yaptığı sihir ile doğanın dengesini bu derece bozunca okyanus delirir. Dev dalgalar çıkar.

Sosuke’nin annesinin çalıştığı huzurevindeki yaşlı teyzelerden birinin yorumu gerçek olur yani. Ne zaman bir denizkızı karaya çıksa tsunami olur der bu teyze.

Ponyo’nun babası artık kızın annesine haber vermek zorunda kalır. Kızın annesi ise bir çeşit deniz tanrıçası veya ruhlarından biridir.

Küçük deniz kızı hikayesi hüzünlü biter. Bu sebeple film ilerledikçe biraz endişelendim doğrusu. Deniz kızı hikayesini pek sevmem çünkü. Ama burada Sosuke’nin dürüstlüğü, kalbinin temizliği, Ponyo’nun tatlışlığı, herşey herşey o kadar güzel ilerliyor ki.

Zaten Ponyo o kadar şirin çizilmiş ki, hem bir balık hem de küçük kız olarak. Sosuke’de öyle. Ghibli stüdyolarının ama özellikle Miyazaki filmlerindeki küçük çocukların canlandırmasının nasıl bu kadar mükemmel olabildiğine inanamıyorum. Amerikan çizgi filmlerinin yenileri de böyle ama burada 20-30 sene önceki elle çizilmiş çizgi filmlerden bahsediyoruz. İnsan bu yeteneğe şapka çıkartmadan edemiyor. Hareketlerdeki akış, konuşurlarkenki mimikler, el kol hareketleri, sanki gerçek bir karakteri çizgiye çevirmişler. Abartılı sahneler olsa bile bir çocuğun beceri sınırları ile hareketler çok doğal bir şekle yumuşatılmış. Mükemmeller.

Büyük insanların tavırları da bir o kadar doğal ve içten. Fantastik kısımları bir yana, hikayelerin akışındaki samimiyeti çok sevdim.

Ponyo ponyo ponyo. Galiba Miyazaki filmleri arasındaki en çocuksu, en masalsı gelen bu oldu. Bu da değişim, büyüme, olgunlaşma ile ilgili ama ana karakterler 5 yaşındaki çocuklar olunca, saf ve temiz duyguların akıp yolunu bulmasını izlemek enfesti.

Şimdi gidip amigurumi öğrenip kendime ponyo bebeği yapacağım galiba…

Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Ponyo – Küçük Deniz kızı – 2008 Anime Film” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s