The Power of the Dog – 2021 film

Power of the dog’un çıktığını ilk duyduğumda sadece yeni bir Jane Champion filmi olmasından dolayı izlemek istemiştim. Tabi ki Benedict Cumberbatch ‘ı da çok sevmem bunda etkili olmuştu.

Film Golden Globe en iyi film ödülünü alınca artık izleyeyim dedim.

Açıkçası bir arkadaşım filmi sıkıcı bulduğunu söylediği için biraz çekinerek izlemeye başlamış olsam da, benim sevdiğim tarzda bir film olduğu ortaya çıktı. Konu olarak tahmin ettiğim yönde mi ilerledi? Hayır. Beklediğim hikaye bu değildi ama bu zevk almama engel olmadı.  Jane Champion estetiği ve etkileyici oyunculuklar ile güzel bir filmdi bence.

Filmin konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, 1925 yılında Montana’da kovboy çiftliği olan iki kardeşten biri, genç bir oğlu olan dul bir kadınla evlenip, onu evlerine getirince Benedict Cumberbatch ‘ın canlandırdığı baskın bir karakter olan diğer kardeş Phil ile aralarında gerilim olur. Kadını hiç istemeyen ve kardeşi ile para için evlendiğine inanan Phil, ona ve oğluna kaba konuşup, özellikle kadının özgüvenini zedeleyecek şekilde davranır.

Film ile ilgili konuları okurken kadın ve oğluna eziyet eder deniyordu, ama o anki hislerimden mi öyle geldi bilmiyorum ancak adam kaba davranıp, morallerini bozmak dışında bana çok da psikolojik şiddet uyguluyor gibi gelmedi. Fiziksel bir şiddette de bulunmuyor ama o enerjiyi yaydığı için insanların adamın yanındaki gerginliğini hissediyorsunuz. Kadının kendi ezikliği, kocasının ondan beklentisi ve hor görülme ile psikolojisi darma duman oluyor.

Filmi ilk duyduğumda herhalde kadın ile kötü kardeş arasında bir ilişki olacak diye düşünmüştüm. Bir Jane Champion filmi olması itibari ile yasak ilişkilere aşinayız bknz. Piano. Ama film beklediğimden çok daha farklı ilerledi. Detaya girmeden önce, filmdeki Jane Champion farkından bahsetmek isterim. Bunu nasıl ifade etsem tam bilemiyorum ama Jane Champion’un aktörleri çok güzel/yakışıklı yansıtma yeteneği var bence. Her insan bir açıdan güzeldir elbette ama bu kadının filmlerinde erkek oyuncular bana olduklarından daha da çekici geliyorlar. Örneğin Harvey Keitel’in çok iyi bir oyuncu olduğunu bilsem de, Piano filmine kadar bana o kadar çekici gelmemişti. Oyuncuların gözlerinden, tavırlarından akan cazibeyi seyirciye geçiriyor.

Benedict Cumberbatch zaten çok yakışıklı bir oyuncu. Ama filmdeki hali, tavrı, oyunculuğu, insanı bir yandan uyuz ederken, bir yandan da etrafındaki insanların ondan neden etkilendiklerini anlamamızı sağlıyor.

Filmin ‘nispeten’ sürprizli ilerlemesi ve son bulmasında dolayı devamını filmi izlemediyseniz okumamanızı öneririm. Filmin sonu ortalara gelince biraz tahmin edilebilir olsa da, yine de izlemenin heyecanını daha baştan kaçırtmak istemem.

Phil karakterinin filmin başından itibaren Bronco Henry isimli kovboyu övüp durmasından ve ilerleyen noktalardaki davranışlarından aslında erkeklerden hoşlanan bir adam olduğunu anlamamız, kadının biraz kırılgan gözüken genç oğluna başta nefret ile davranması ama sonra taktiksel olarak iyi davranması, bunu hangi amaçla yaptığını anlayamamamız, bence filmi durağanlıktan kurtarıyor.

Daha önce de belirttiğim gibi filmi izlerkenki ruh halimden dolayı olabilir, ben Phil karakterinden çok nefret edemedim. Fazla zeki, biraz takıntılı, homoseksüelliği aşırı bastırılmış olmaktan arıza modunda kalmış bir tuhaf kuş. Açıkçası diğer tuhaf kuş olan oğlan ile birbirlerine çok yakıştırmış ve aralarında olabilecek ilişkiye meraklanmışken, olayların neticelenme şekline biraz üzüldüğümü itiraf etmeliyim.

Sonuç itibari ile bence güzel esintisi olan bir film. Benedict Cumberbatch ‘ın da sesi yeter aslında ama oyunculuğunu izlemek ayrı bir keyif. Filmin herkese göre olmadığını, temposunun biraz yavaş olduğunu söyleyebilirim ama hızlı tempolu ve bol konuşmalı filmlerin de ne kadar sıkıcı olabileceğini bildiğimden (bkn. Don’t look up) bunu beğendiğim filmler arasına almayı tercih ediyorum.


Film Thomas Savage isimli western romanları ile bilinen Amerikalı bir yazarın aynı adlı romanından uyarlanmış. Filmin ismini de aldığı İncil’den bir alıntı.

“Save my soul from the sword, and my darling from the power of the dog”

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s