The Dark Beginnings of Sherlock Holmes – 2000 Mini Series

Sherlock Holmes’ü çoğu insan bilir. Yeni nesil bile kendisini 2010 yılı yapımı Benedict Cumberbatch‘ın oynadığı modern versiyon sayesinde tanımış oldu.

Sherlock Holmes Sir Arhur Conan Doyle tarafından yaratılmıştır. İlk yayınlandığı dönemden beri çok popüler olduğundan, çokça uyarlaması çevrilmiştir.

Arthur Conan Doyle

Bu yazımın konusu bu uyarlamalar değil. Bu yazım, Sir Arhur Conan Doyle’un Sherlock’u yaratma süreci ile ilgili.

Merak edip okuduysanız, Doyle Sherlock’u yaratırken üniversite öğretmenlerinden biri olan Joseph Bell’den esinlenmiştir. İşte bu dizi üniversiteye yeni başlamış bir Doyle ile hocasının ilk tanışmaları, Doyle’un aşık olması ve o dönemde şehirde korku salan bir seri katil ile ilgilidir.

Ben bu diziye çook uzun zaman önce, BBC ‘de denk gelmiştim. Sherlock Holmes özelinde değil ama her zaman dönem filmleri, eski zaman Londra’sı, kostümler, dedektiflik hikayelerini sevdiğim için diziye kapılıp izlemiştim. Sanki bir tv filmi havasındaydı. O zamanlar Sherlock Holmes’u bu kadar çok bilmiyordum. O yüzden Doyle ve hocası arasında geçen, saatten çıkarım yapma sahnesi beni çok şaşırtmış, çok meraklandırmıştı. Sonradan aynı sahneyi Watson ile Sherlock’un ilk tanıştıkları sırada ikisi arasında gerçekleştiğini okudum tabi. Araştırdığımda da Doyle’un Sherlock’u yaratırken ona atfettiği çıkarım (deduction) metodunu aslında bu hocasından öğrenmiş olduğunu, karakter ve düşünce tarzı açısından bu hocasından ilham aldığını öğrenmiştim.

Dizinin pilot bölümünde, genç Doyle yeni başladığı üniversitede hocası ile tanışır. Bir de çok hoşlandığı sınıf arkadaşı bir kız olacaktır. Tam da o dönemde Londra’da bir seri katilden bahsedilmektedir. Ben diziyi izlediğimde (tamam altyazısız ve orijinal dilinde izlediğimden bazı kısımları kaçırmış olabilirim) bu seri katilin biraz Jack the Ripper (karındeşen Jack) havası verdiğini düşünmüştüm. Gerçi Jack sadece fahişeleri ve sokakta yaşayanları öldürmüştü sanırım ama kadınları hedef alan bir dönem seri katilinin onu hatırlatması gayet normal, değil mi? Bir de tıpkı Jack’in yakalanamamasının sebeplerinden biri olarak, o dönemdeki yüksek sınıftan bir erkek olabileceği düşünülürken, dizide de benzer bir tema işlenmiş olması da cabası. Doktor Bell ile peşine düştükleri bu katili yakalayamadıkları gibi kendi sevgilisinin de bu katilin elinden ölümü Doyle’u büyük bir bunalıma düşürecektir.

Benim izlediğim dizi bu kadardı. 2 uzun bölüm. Hatta dizinin ismini bile bilmiyordum. Öyle rast gelmiştim. Devamının olduğunu da bilmiyordum ki zaten bu pilottan 1 sene sonra mini dizi gibi yeni bölümler çekilmiş. İlk pilot bölümün adı Mr.Bell and Mr.Doyle (Sherloch Holmes’un karanlık başlangıcı) iken mini serinin ismi Murder rooms olmuş.

Diziden aklımda kalan Londra’nın o sisli, karanlık gecelerindeki gölgelerden gelen gerilimdi. Boş sokaklarda arkanızdan takip edildiğiniz hissini veren yankılanan ayak sesleri. Bir katilin bu loş şehirde dolaştığını bilerek, ulaşması gereken yere gitmeye çalışanlar, kendini gizleyen sinsi bir kötülük.

Dizinin sonunda katil yakalanamadığından benim için tatminsizlik hissi ile bitmişti. Ama bu devamında gelen 4 bölümlük seri nasıldır, çok merak ettim doğrusu. Bu ikinci seride Bell’i aynı aktör canlandırmışken (Ian Richardson ki kendisi farklı filmlerde Sherlock Holmes’u de canlandırmış), Doyle rolünü farklı bir aktöre vermişler. İlk serideki bence oldukça uymuştu. Bulabilirsem hem ilk bölümü hem de devamını tekrar izlemek istiyorum.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.

Joseph Bell

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s