Cinayet Dosyası (1984-1996)

Bambaşka bir dizi yazmaya başlarken aklıma bu dizi geldi. Cinayet/polisiye romanlarını çok severim. Zaten hep çok okunanlar listesinde bu tarzda romanlar olmasından anlaşılacağı üzere, pek çok insan da sever. Bulmaca çözmek gibidir. Yazar sana cevabı söylemeden tahminler yürütürsün, sonra tahmin ettiğin kişi de öldürülürse tüh deyip bu sefer başka bir kişide katili bulmaya çalışırsın.

Polisiye romanları okumaya başlamam ortaokulda yaşadığım şehrin il halk kütüphanesine abone olup oradaki Agatha Christie ‘leri fark etmemle başladı. Bana epey bir okuma alışkanlığını işte bu romanlar kazandırmıştır. Agatha Christie’nin bir sürü romanını okumuşumdur. Kütüphanede ne varsa. İki meşhur dedektifi vardır. Biri Belçika’lı dedektif Hercule Poirot, diğer ise hiç evlenmemiş bir hanım olan amatör dedektif Miss Marple.

Bu romanların ardından denk gelen, televizyonda yayınlanan bu dizi benim vazgeçilmezim oldu. Sanırım ilk etapta Miss Marple’a benzettiğimden, ama sonra kendisi başlıbaşına bir karakter haline gelen Jessica Fletcher tatlı dul bir yaşlı hanım, emekli bir İngilizce öğretmeni, meşhur bir cinayet romanları yazarıdır.  Yaşadığı Cabot Cove isimli küçük kasabada bir cinayet olduğu zaman polisin aptalca tavırlar ile hiç araştırmadan tek bir delil ile şüpheli bulmasına dayanamaz ve işlerine karışıp, doğru araştırmaları yapıp, doğru soruları sorarak, cinayetleri çözüme kavuşturur. Dizinin hemen hemen her bölümü buna benzer bir formatta geçer. Bazen polis onun işe karışmasına sinirlenir, bazen romanlarına hayran oldukları için sevinirler.

Diziyi uzun zaman izlediğimizden, artık bazen dalga geçtiğimiz de olurdu. Kadın tatile bir yere gidiyor, orada cinayet, bir arkadaşını ziyarete başka yere gidiyor, orada cinayet. Acaba bu cinayetleri kendi mi işliyor diye gülüyorduk. Şimdi baktım da gerçekten bizim gibi düşünüp aslınca Jessica Fletcher’ın bir seri katil olabileceği bile konuşulmuş.

Öte yandan epey popüler olan bu dizi Amerika’da 12 sezon yayınlanmış ve 4 tv filmi, 2 bilgisayar oyunu yapılmış. Hatta Jessica Fletcher yazmış gibi romanlar bir yayınlanmış. Bizde tv de bu kadar uzun yayınlandığını sanmıyorum. Galiba Pazar geceleri 23 de star tv de yayınlanıyordu, ve ben bir gece açıp bulamamıştım diye hatırlıyorum. Yani bizde devam sezonlarının alınmamış olması daha olası.

Dalga geçilen bir başka konu ise, Jessica Fletcher ‘ın yaşadığı küçük kasabada o kadar çok cinayet olup, cesetler bulunması, gerçek olsa yıllık bu kadar ölü sayısı ile kasabayı dünyanın cinayet başkenti yapabilirmiş.

Jessica Fletcher’ı Angela Lansbury canlandırmıştır. Aslında Hollywood’un altın çağına ait meşhur bir oyuncu olan Angela Lansbury’i ben tabi ki ilk bu dizide tanımıştım. Daha sonra eski filmlerinde genç halini görünce pek bir değişik gelmişti. Müzikallerde falan da oynamış, 2013 de onur Oscar’ı kazanmış, bu dizideki rolü ile de bir sürü Altın Küre ödülü kazanmış emektar bir oyuncu.

Herşey bir yana, o başlangıç jeneriği, daktilo ile tıkır tıkır yazan Jessica Fletcher gençlik yıllarımdan unutamadığım bir dönemdedir. Galiba yazar olma hayallerim ilk defa bu dizi sayesinde başlamıştı. Bir de tabi Jessica gibi akıllı, zeki ve iş bitirici olabilmek; benim bir şekilde idolümdü. Dizinin oynadığı akşamlar o dramatik müziği çalmaya başlar başlamaz heyecanlanır, pür dikkat izlerdim. Jeneriği tekrar izlediğim şu yaşımda bile hala aynı heyecan içimde canlandı. Şu anda düşündüğümde tekrar oynasa yeniden izlerim gibi geliyor.

Sevgiler Jessica Fletcher. Unutulmaz karakterlerden birisin.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Cinayet Dosyası (1984-1996)’ için 3 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s