Daniel Deronda Mini Series 2002

Daniel Deronda George Elliott’un aynı adlı romanından uyarlanmış 3 bölümlük bir mini seri. BBC yapımı.

Diziye birkaç defa başlamamdan mütevellit iyi – kötü yanlarını rahatlıkla irdeleyebileceğimi düşünüyorum.

Öncelikle dizinin konusuna gelecek olursam, asıl hikaye Daniel Deronda isimli genç adamın hayatının bir dönemini anlatsa da, aynı zamanda Gwendolen isimli genç kızın hikayesini de ayrı bir koldan anlatır. Hikaye yolları kesişen bu iki gencin karakterlerinin evrimidir genel hatları ile.

Daniel Deronda

Dizinin dürüst olmak gerekirse biraz sıkıcı bir havası var. Karakterlerin bir tanesine tamamen ısınıp yanında duramıyorsunuz. En naif karakter Daniel, onun da aklından ne geçtiğini anlamıyoruz. Sanırım dizinin süresi sebebi ile kafasının içine yeteri kadar giremiyoruz.

Gwendolen

Dizi Gwendolen ‘nin hikayesi ile başlar.(Romola Garai  canlandırır bu karakteri. Kendisinin Emma 2008 dizisinden hatırlamaktayız. Bence dönem dramalarına çok uyan bir tipi var. Beğendiğim bir oyuncu.) Lüksü, gezmeyi, at binmeyi, şarkı söylemeyi çok seven, hayat dolu, başkalarını pek umursamayan bir genç kız. Hem güzel, hem de kendine güvenli. Girdiği her toplulukta dikkat çeker. Balolarda, toplantılarda pek çok erkeğin dikkatini çekse de, aslında hayatını bir erkeğe bağlamayı, özgürlüğünden fekarlık göstermeyi pek de istemeyen bir kadındır. Bölgenin en zengini Lord Grandcourt ‘un da (burada neyseki Downton Abbey’ dan önce izlediğimden beni rahatsız etmeyen Hugh Boneville, herhalde Downton Abbey’i önce izleseydim, yadırgardım) ilgisini çekince hovarda tavırları ile bir girdaba girdiğini anlayamaz. Grandcourt ‘un ilgisini rahatlıkla kullanmaya başlar. Ama adamın gayrimeşru çocuklarının olduğunu öğrenince, çocukların annelerine adamla evlenmeyeceğine dair söz verip, tatil bahanesi ile şehirden kaçar. Burada Daniel ile ilk defa karşılaşır.

Daniel (Hugh Dancy)  koruyucusu Sir Hugo Mallinger ile beraber yaşamakta, onun işlerine yardımcı olmaktadır. Beraber gittikleri Almanya’nın bir şehrinde kumar oynayanların arasında gördüğü Gwendolen’i izler. Gözgöze gelirler. Birbirlerinden çok hoşlandıklarını hemen anlarız ama tabi ki hemen kavuşsalar dizi biteceğinden, burada sadece tanışıp bakışabilirler.

İkiside Londra’ya geri dönüp tekrar karşılaşıncaya kadar kendi hayatları da değişecektir.

Gwendolen ailesi parasız pulsuz kaldığı için, söz vermiş olmasına rağmen zengin Lord’la evlenmeyi kabul eder. Aklısıra cazibesi ile parmağında oynatacağını düşündüğü bir adamla. Daniel’den birazcık bile hoşlanmış olsa da, bağımsızlığının önemli olduğunu düşünse de, paranın ona sağlayacağı fırsatları daha önemli bulmuştur.

Daniel ise kafasını dağıtmak için kürek çekerken, nehirde kurtardığı genç bir Yahudi kızını, mali durumları pek de iyi olmadığı için ailesine yardım ettiği bir ressam arkadaşının evine götürür. Bir şarkıcı olduğunu öğreneceğimiz bu güzel Yahudi kızdan, Mirah’dan hem ressam hem de Daniel etkilenir.

Daniel, artık evlenmiş ama ona olan ilgisini üzerinden atamadığı Gwendolen bir yanda, bir nevi hamilik yapmaya çalıştığı Mirah diğer yanda, arada da kendi gerçek ailesinin kim olduğunu bulmaya çalışır. Daniel’i in başından beri koruyucusuna karşı son derece saygılı, arkadaşlarına yardım eden, vicdanlı bir adam olduğu bellidir. Ama gerçek ailesinin kim olduğunu hamisi gizlediği için kendi de dahil bilmemekte, herkesin aslında hamisinin gayrimeşru çocuğu olduğunu düşünmesine sebep olmaktadır.

Belli olduğu üzere konu biraz dağınık ilerliyor. Dizi boncuklarını dört bir yana dağıtıp, bunlar tek tek topluyor ama açıkçası çok da cazip bir şekilde yapmıyor bunu. Bu yüzden birkaç defa izlemeyi bırakıp, sonra hatırlayamayıp, baştan başlamak zorunda kaldım.

Bu noktada detaya girmem gerekecek olursa, spoiler dedikten sonra;

Dizide Daniel ile Gwendolen’in yasak bir aşk yaşamasını bekliyoruz ama Daniel bunun için fazla erdemli. Mirah ile Daniel ilişkisi ise, Daniel’in ne istediğini anlayamadığımız için, dizinin sonuna kadar sadece yardımcı olmaya çalıştığı bir kadın gibi davranıyor. Acaba ressam ve Mirah arasında bir ilişki mi olacak diyoruz, ama bu sefer de Mirah aşık olmadığı için bir olay olmuyor. En sonunda Daniel’inde yahudi çıkması üzerinde ancak ona olan ilgisini itiraf edip, birbirlerine açılıyorlar.

Gwendolen tarafında ise kocası ile beraber tekne kazası geçirip, kocasından kurtulduktan sonra ve Daniel ‘in başka bir kadına aşık olduğunu anladıktan sonra bir anda mucizevi bir şekilde doğru yolu bulup, mütevazi bir şekilde yaşamayı benimsiyor.

Biraz zorlama.

Sonra da, bunların üstüne Daniel bütün işini, gücünü, kendini yetiştiren ailesini bırakıp, eşi ile beraber Kudüs’a gidiyorlar. Çünkü Yahudi cemaatine, kendi insanlarına yardım etmesi gerektiğine inanıyor. Bu arada atladım, Yahudi mahallesinde Mirah’ın ailesini ararken tanıştığı kitapçının bir kahin gibi sen O’sun, falan diye bununla birden arkadaş olmaya karar vermesi, onu toplantılarına götürmesi. Aşırı zorlama.

Diğer romanlarını ve uyarlamalarını bilemiyorum ama George Elliot’un bu hikayesini çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim maalesef.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s