WolfWalkers – 2020

Be fierce.Be wild. Be free

Bu çizgi filmi Letterboxd’da öne çıkanlarda görmüştüm. İsminden ve tanıtımından merakımı cezbetmişti.

Daha önce “Wolf’s rain” isimli bir Japon animesi seyretmiştim. Kurda dönüşen bazı insanlarla ilgiliydi.

İzlerken aynı zamanda aklıma “Kurtlarla koşan kadınlar” kitabını getirdi. Bu kitabı daha henüz tam olarak okuyamamış olsam da, yabani olarak değerlendirilen kimi kadınların doğa ile farklı ilişkilerinden bahsedildiğini biliyorum.  En azından bana önsözün ve arka kapağın verdiği his, tuhaf, tekinsiz gözüken, sosyal kurallardan çok doğa ile uyumlu ve kendi içinden geldiği gibi hayat süren kadınlardan hikayeler gibi gelmişti.

Filmimizde ise, geçmiş çağlardan birinde, büyü ve batıl inançların çağında, kurtların şeytani, doğanın ise ehlileştirilmesi gereken vahşi bir yer olarak değerlendirildiği İrlanda taraflarında bir bölgede, bir avcının kurt avcılığı yapmak için kızı ile İngiltere’den ormanın kıyısındaki şehre gelmiş olduğunu öğreniriz. Küçük kız evde kalıp kadın işleri yapmaktansa, babası gibi bir avcı olmak isteyip gizlice ormana girince beklemediği birisiyle tanışır. Bu tanıştığı yabani küçük kız onu da kendi dünyasına çekecektir.

Filmin isminden de anlaşılacağı üzere, aslında civardaki kurt sürüsünün içinde uyanıkken insan, uyuyunca kurt görüntüsü alarak yaşayan bir anne-kız vardır. Böyle insanlara wolfwalkers yani kabaca çevirirsem, kurtlarla yürüyenler deniyor (Neden kitabı hatırlattığı malum). Şifa yetenekleri var. Sürüleri ile beraberken bu güçleri daha da artıyor. Kurtlar da insanlara ormanlarını gün ve gün keserek, yaşam alanlarını daralttıkları için saldırmaktadır aslında.

Filmi düz bir şekilde bir çizgi film olarak da izleyebilirsiniz. El ile çizilmiş olduğunu okumuştum, sanırım onun için çizimleri değişik. Ama güzel. Öte yandan, filmi hem doğayı hem de kadını itaatkar yapmaya kafayı takmış bağnaz bir liderin altında yaşayan insanlar ile özgürlük için direnen kızların mücadelesi olarak da izleyebilirsiniz.

Küçük kızın avcı olamayacağının ve surların dışında tek başına dolaşamayacağının söylenmesi, babasının dahi onu korumak bahanesi ile kale içinde temizlik görevine göndermesi, bir nevi kafese kapatması, öte yandan gece kurda dönüştüğü zaman yabani arkadaşı ile ormanda yaşadığı özgürlük, mutluluk, beraberken adeta bir yingyang gibi top olup eğlenmeleri… Veya şehrin lordunun yakaladığı anne kurdu, halkın önüne çıkartarak onu nasıl dize getirdiğini, ne kadar uysal bir hizmetkar haline getirdiğini ispat etmeye çalışırken, halka “ne vahşi kızlardan ne de kurtlardan korkmayın” deyip,  ehlileşmeyen şeylerin köklerini kazımak zorunda oldukları için bu amaçla ormanı dahi yakacağını söylemesi.

Çok akıcı değildi, ya da ben o modda değildim. Bazı kısımları biraz tutuk ilerledi gibi geldi. Daha fazla sembolizm veya daha fazla derinlik katılabilirdi bence. Belki de vardı, ben göremedim veya anlayamadım. Ama zaten sonuçta bir çizgifilme de çok bir misyon yüklememek lazım.

Yine de izlemesi keyifli, final müziği güzel bir çizgi filmdi.

Wolf Run Free..

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s