Horatio Hornblower Serisi

Yelkenli gemileri sevmeyen var mı? Bence yoktur. Yani herkes öyle bir gemide ip merdivenlerden tepeye tırmanmayı, dümeni çevirmeyi, güvertede dolaşırken iplerden ve palangalardan gelecek gıcırtıları duymayı ve iskele alabandaaa diye bağırmayı hayal etmemiş olabilir ama uzaktan açıklara doğru yol alan beyaz yelkenlileri görünce “ah, o gemide bende olsaydım” demeyen yoktur herhalde.

Horacio Hornblower ile tanışmam uzuun yıllar öncesine, TRT2 de düzenli yabancı fim-dizi oynattıkları döneme denk gelir, 90’ların sonu 2000’lerin başlangıcı. Şimdi de gerçi her akşam film oynatıyorlar TRT2 de, ama o zaman TRT nin genelinde pekçok yeni dizi ve filme denk gelebiliyorduk.

Horatio Hornblower

TV için, ilki 1998 de yapılmış, 1700 lerin sonunda, Napolyon savaşları denen dönemde geçen bir deniz savaşları tv film serisi. Arka arka 4 hafta devamına denk gelince, dizi sanmış, izleyip çok sevmiştim.  Aynı zamanda Ioan Gruffudd ve Jamie Bamber ile tanışmamı da sağlayan seridir.

Kalp…kalp…kalp…

İlk 4 film arka arkaya çekilmiş (1998-1999) ve başarılarından sonra 4 tane daha film  sipariş edilmiş. Onlar da 2001-2003’de çekilmişler. Okuduğum kadarı ile Ioan Gruffudd kendisine büyük şöhret getiren Horatio karakterini çok sevdiği için romanların devamının da filme çevrilmesini çok istemiş ve film haklarını satınalmış. İstediği Horatio’nun yaşı ilerledikçe, aynı aktör tarafından canlandırılabilmesiymiş. Ama herhalde yapımcı bulamadığından henüz çevrilmedi bu filmler. Gerçekten çevrilmesini ve yeni Horatio Hornblower filmi izlemeyi öyle çok isterim ki.

Filmler sırası ile;

  1. The Even Chance (The Duel) 1998
  2. The Examination for Lieutenant 1998
  3. The Duchess and the Devil 1999
  4. The Forgs and the Lobsters  (The Wrong War) 1999
  5. Mutiny 2002
  6. Retribution 2002
  7. Loyalty 2003
  8. Duty      2003

İlk film The Duel veya Even Chance -1998 ; Horatio’nun Donanma’ya ilk katıldığı zamandan başlar.

İngiltere’de denizciler ve karacılar için şöyle söylediklerini bilirim. Eğer bir ünvanın varsa, soylu bir aileden geliyorsan karacı olup, yüksek rütbelerden başlayabiliyorsun veya hızla terfi alıp yüksek rütbelere ulaşabiliyorsun. Soylu bir ailen yoksa da, eh işte orta seviyede bir subay olabilirsin belki. Ama asillerin arasında pek itibar göremezsin. [Yeri gelmişken bu konu ile ilgili harika bir seri olan Sharpe serisini -yazı için tıklayabilirsiniz- unutmamak gerek.]

Ama donanma için soy, para, ünvan aranmaz. Orada normal bir aileden gelip kendi çabaların ve cesaretin ile Amiralliğe kadar yüksebilirsin. Tabi aylarca karadan uzak denizde kalmanın zor şartlarından, donanmanın sert kurallarından ve üstlerinin verebileceği ağır cezalardan sağ çıkabilirsen.

Horatio’nun babası doktordur ve öyle zengin bir adam değildir. Bu yüzden oğlu da 17 yaşında donanmaya yazılmış, babasının tanıdığı olduğu bir kaptanın yanında, deniz subaylığının en alt rütbelerinden biri olan Türkçesini tam bilmiyorum, Midshipmanlık’tan başlamıştır. Bir çeşit Asteğmen denebilir sanırım. Güvertede onun gibi genç subaylarla beraber hem verilen görevleri tayfaya yaptırmaya öğrenmesini, hem de temel kaptanlık eğitimlerini almasını, bir yandan da her ortamda olduğu gibi subaylar arasında da olan bir kabadayıyla baş etmeye çalışmasını izleriz. Üstüne üstlük donanmaya katılan biri olarak ilk başta deniz tuttuğu için hafif bir alay konusu da olur.

İlk film ile beraber Horatio’nun bir öğrenciden, bir delikanlıdan, çokça tecrübeli tayfanın gözünde arkasından hafif dalga geçilecek bir çocuktan (a boy) – burada kesinlikle arkasından, çünkü donanma da subaya saygısızlık ağır ceza gerektiren büyük bir suç, herhangi fiziksel bir temas zaten direkt idam, ama sözle saygısızca cevap bile kırbaçlanma vb ağır cezalara götüren bir süreç, subayın kademesi, yaşı, tecrübesi farketmeksizin normal tayfalarla aralarında kalın bir çizgi var – bir subay olarak aralarına kabulünü, kendisini onlara saygı duyulacak, güvenilecek bir adam olarak kabul ettirmesini izleriz.

A Salute! Well, it’s a start,
I suppose.

Arada yaşanan çeşitli aksiyonlar, gemi savaşları, toplar, macera macera, heyecanla izlettirir kendini.

Tv filmi olduğu için oyunculuklar, aktörler vasat ve mükemmellik arasında gider gelir. Filmler ilerledikçe karakterler oturdukça bence çok daha iyiye evrilir.

Çok çok sevdiğim Archie Kennedy karakteri ile Jamie Bamber’ı ve son filmlerde taktığı o korkunç yargıç peruğu dışında her zaman harika olan Captain Pellow karakterini canlandıran Robert Lidsay. Tabi son 4 filmde dahil olan Teğmen Bush’u canlandıran Paul McHann’ı da unutmayalım. Bunlar bu film serisinde en sevdiklerim. Jamie Bamber’ı sonra Battlestar Galactica’da tekrar sevsem de, buradaki hali çok tatlıdır. Captain Pellow için ise ayrı bir cümle söylemem gerekir. Film serisindeki en cool adamdır. Kendi doğruları vardır, sert ama adamlarını seven bir kaptandır. Emirleri yerine getirir, ama kendi içinde sorgulama da yapar. Horatia’ya tam bir baba figürü gibi yaklaşır.

Captain Sir Edward Pellow
Midshipman Archie Kennedy

Bir de ah o kostümler! O gemiler!

Gemileri o kadar çok beğenmiştim ki, internette ufak bir araştırma yapmış, filmde kullanılan gemilerden Yenilmez’in (HMS Indefatigable) özellikle bu filmler için Marmaris de üretildiğini, orjinal isminin Grand Turk olduğunu öğrenmiştim. Bunu öğrenince tabi ki filmleri çok daha fazla sevmiştim. İsmindeki “Turk”ün üretildiği yerden dolayı mı geldiğini bilmiyorum tabi, ama bu o kadar önemli değil. O dönemin gemilerine benzemesi için yapılmış ama iki yanı farklı renklerde boyanmış ki, çekimlerde farklı gemiler olarak kullanılabilsin. Geminin içinde hala çekimlerle ilgili hatıraların olduğu işaretlemeler varmış ama artık özel mülkiyette olduğu için gezilemiyormuş maalesef.


Diğer filmlerin konusundan kısaca bahsetmek gerekirse;

2. filmde İspanya ve Fransa ile deniz savaşları kızışmışken, Horation’nun bir yandan teğmenlik sınavı için hazırlanmaya çalışması anlatılır.

3. filmde donanma subayı olarak ilerlemesini izlediğimiz Horatio’nun bir kadın eli değerek, sosyal ortamlarda da cazip hale gelmeyi öğrenmesini görürüz. Bunu müstehcen anlamayın kesinlikle. Tam olarak öyle değil. Ama bence bu film, sadece doğru düzgün iş yapmanın yetmediğini ve aslında sosyal çevre yapmanın da kariyer hedeflerine ulaşmadaki önemi üzerine güzel bir ders veriyor.

4. film isminden de anlaşılacağı üzere kurbağalar (fransız askerleri) ve ıstakozlar (ingiliz karacıları) ile beraber yapılan bir sefer üzerinde geçiyor. Burada Horatio’nun ilk aşkına tanık oluyoruz.

5. ve 6.filmler artık tecrübeli bir teğmen olan Horatio ‘nun Karayiplerde çok zorlu bir kaptanın altındaki hizmeti esnasında geçiyor. Jamaica’da askeri mahkemeye çıkan Horatio’nun hikayesini geriye dönük anlatımlarla izliyoruz.

7.ve 8. filmler için de bir kaptan ve koca olan Horatio’nun Napolyon savaşlarının içindeki farklı bir macerası diyebiliriz.

Hornblower filmlerinin verdiği hoş bir tatmin duygusu var. Belki biraz da klişelerde dolu olabilir. Horatio mükemmel değil. Kendisini kesinlikle öyle düşünmüyor. Hatta çoğu zaman, diğer insanlar onu övdüğü zaman sinirleniyor bile, çünkü dışarıdan ne kadar cesur, sakin, soğukkanlı gözükse bile, içinde fırtınalar koptuğunu, kortuğunu kimsenin bilmediğini biliyor. Bu anları ara ara dışa vurduğu oluyor. İşte galiba o anlarda ki savunmasızlığı onu çok insan, çok bizden biri yapıyor. Çevresindeki insanlar ona çok yaklaşamasa bile, onu sevdiklerini, ona saygı duyduklarını belli ediyorlar. Onlar da biz oluyoruz o anlarda. Veya ona gurur verici birşey söyledikleri zaman, göğsümüz kabarıyor, bizde Horatio ile beraber gözlerimize gözyaşı dolduracak kadar duygulanıyoruz.

Tv filmleri C.S. Forester’ın Horatio Hornblower kitap serisinden uyarlanmış.  Kraliyet Donanmasında en alt rütbeden bir subay olarak başlayan kariyerinin Amiralliğe kadar yükselişine kadar süreyi kapsayacak şekilde anlatan deniz savaşları temalı bir kitap serisi. Aslında kitapların yayın sırasında Horatio’nun gençliğinden değil, daha orta dönemlerden başlıyormuş, yazar sonradan gençlik yıllarını yazmaya karar vermiş. Midshipman Hornblower kitaplarında kısa hikayeler şeklinde anlatmış. Zaten ilk birkaç film bu hikayelerden toparlanmış.

Horatio karakteri esas olarak Napolyon savaşlarının önemli kaptanlarından Amiral Horatio Nelson’dan  (1758-1805) etkilenerek yazılmış. O da normal bir aileden doğmuşken cesareti ,başarıları ile büyük üne kavuşmuş bir adammış. Hatta olaylar nasıl gelişmiş tam aklımda kalmadı ama Napolyon Savaşları sırasındaki bir başarısında ötürü zamanın Osmanlı Padişahı 3. Selim Nelson’a Ay yıldızlı bir Murassâ Nişanı bile vermiş.

Amiral Horatio Nelson

Kitap okuma sırası (numara yazmayanlar kısa hikayeler) ilk yıl basım yılını, ikinci grup yıl ise olayların geçtiği zamanı gösteriyor :

1.Mr. Midshipman Hornblower 1950 / 1794-99

Hornblower and the Hand of Destiny 1941/1796

Hornblower and the Big Decision 1951/1799-1800

2. Lieutenant Hornblower 1952 / 1800-03

3. Hornblower and the Hotspur 1962 / 1803-1805

4. Hornblower and the Crisis  1967 / 1805

5. Hornblower and the Atropos 1953 / 1805-06

6. The Happy Return 1937 / 1808

7. A Ship of the Line 1938 / 1810

Hornblower’s Charitable Offering 1941 / 1810

8. Flying Colours 1938 – 1810-11

9. The Commodore 1945- 1812

Hornblower and His Majesty  1941 /1813

10. Lord Hornblower 1946 / 1813-15

11. Hornblower in the West Indies 1958/1821-23

The Last Encounter 1967 / 1848

The Hornblower Companion 1964 /


Bunun çok uzun ve sıkıcı bir yazı olmasını istemiyorum. Bazen sevdiğim konularda çok uzun uzun anlatmak istediklerim oluyor.  O yüzden her film için belki ayrı ayrı yazılar yazarım. Şimdilik bu kadar.

Bu yazıyı okuyan olursa ve bildiği deniz savaşları temalı (Karayip Korsanları, Master and a commander a benzer) filmleri yorumlara yazarsa çok sevinirim.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Horatio Hornblower Serisi’ için 6 yanıt

    1. Maalesef. Altyazı sitelerinde bile sadece bir iki filmin altyazısının Türkçesi var. Tv de veya platformların birinde neden hiç yayınlamıyorlar merak ediyorum. Çok güzel bir seri film halbuki.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s