Dune ‘un Sırları – Dune (1)

Çöl Gezegeni Dune romanı ile ilgili ilk yazımın Çöl Gezegeni Dune – Frank Herbert (1) sonunda belirttiğim gibi bundan sonraki yazılarda detaylı açıklamalarda bulunacağım için romanları okumayanların bu yazıyı okumasını tavsiye etmem.

< Spoiler>

Uyarımızıda verdikten sonra Dune’un çöllerine açılabiliriz.

Dune ilk kitap unutulmayanları:

  1. Fremenler… Fremenler…Fremenler…
    Gerçekten, yani tamam Bene Gesserit’ler süper kas kontrolleri, sesi kullanmaları, zihinsel, fiziksel, cinsel her türlü manipülasyonu kullanmaları, ektikleri kehanet tohumları ve hatta sonradan öğrendiğimiz geçmiş atalarının hafızalarına ulaşabilmeleri, ile son derece etkileyiciler ama ilk kitabın en gizli silahı Fremenlerdi.
    Kitabın başında tek bildiğimiz çölün derinliklerinde yaşayan, mavi içinde mavi içinde mavi gözleri olan, sayıları belirsiz çöl insanları olmalarıydı.
    Roman ilerledikçe, Shadout Mapes olarak ilk tanıştığımız fremen bize onların dine ve kehanete takıntılı, şiddete meyilli bir halk olabileceği fikrini verdi. Sonuçta Arrakis gibi, atmosfer şartları çok zorlu olan bir gezegende, Harkonnenler tarafından acımasızca yönetilmiş bir halkın kendilerini, onlara vaadedilen bir kurtarıcı, Mehdi gelene kadar beklemelerine çok da şaşırmamak lazım. Bu Herbert’ın insanlık tarihinden kolayca çıkarttığı bir örnek olsa gerek.
    Arkasından tanıdığımız diğer fremenler Stilgar, Liet Kynes, o doruk noktasına kadar birer basamaklar tabi.
    Doruk noktası: Paul’un ilk gerçek düellosu ve takip eden cenaze töreni. Bu romanda en unutamadığım anlardan biri. “Ölüye su vermek”. Korkunç bir şekilde Arrakis’i özetleyen cümle.
  2. Ab-ı Hayat içme töreni. Rahibelerin zehirin panzehirini üretmeleri ve Bene Gesseritlerin atalarının hafızalarına erişmeleri.
    Şimdi bu fikrin muhteşemliğini bir düşünün. Büyük büyük büyük anneannenizin nerede yaşadığını, tarihte gördüğü olayları, onun aklından okumak. Bene Gesserit Baş Rahibelerinin geçirdiği ana sınavın sonucunun bu olması. Bu sınavın sadece yoğun Melanj, Melanjın işlenmemiş hali ile gerçekleştirilmesi. Söylenecek söz yok.
  3. Paul’un Ab-hayatı içerek beklenen kişi olması. Geçmişi ve geleceği görebilen.
  4. Solucanlar. Melanj. Çöl. Kum. Su. İlişkiler. Bu ilişki ağını yazmaya çalışsam; yapabilir miyim acaba? Solucanların “yavruları” su ile temasa geçince değişime uğrayarak, birleşiyorlar, aynı zamanda ön bahar kütlesi dedikleri bir kimyasal sıvı oluşturuyorlar. Bu bahar kütlesi kumun altında ısı ve basınç ile belli bir noktaya kadar kalıp, sonra püskürtü şeklinde patlıyor ki bu oluşan bahar. Yavrulardan canlı kalanlar çölün derinliklerinde büyük solucanlara evriliyor. Büyük solucanlar suda yaşayamadıkları için küçük yavruların suyu tutması onları yaşatıyor. yavrular-su-bahar-solucanlar-yavrular-su-bahar-solucanlar…
    Az bir su bile büyük solucanları öldürüyor. Büyük solucanlar ölürse, yavrular olmaz. Bahar olmaz. Bahar olması için bir miktar su olmalıdır, ki aslında Arrakisde var ama yavrular suyu bağlayıp, baharı oluşturuyorlar. Aynı zamanda büyük solucanların yaşam alanını sağlıyorlar.
  5. Alia. Jessica’nın hamile olduğunu bilmesine rağmen aldığı zehir ve rahmindeki kızın erkenden bilinçlenmesi. Bir çocuğun öğrenmesi için erken olan şeylerden birini bile erken öğrenmesi travmaya sebep olurken, daha rahimde ölüm, yaşam, kadın, erkek, güç, nefret gibi kavramlara maruz kalan bir varlık. Nasıl normal olabilir ki? Hançerin azizesi Alia.
  6. Paul Muaddib. Düşmanlarının derisinden davul yaptıran Paul Muaddib. Babasının ölümü için ağlayamayan Paul Muaddib. Biricik aşkı Chani için yaşayan Paul Muaddib. Sonraki romanlar içinde söylenecekler var, ama şimdilik ilk roman için bu kadar yazmam yeterli.

    İlk roman için şimdilik aklıma gelen köşe başları bunlar. Okumaktan zevk aldığım bölümler;
    – Korkuya karşı dua ve Paul’un insanlık-gom cabbar sınavı
    – Yueh ve Orange katolik incilini hediye edişi
    – Jessica’nın Shadout Mapes ile tanışması
    – Paul’a yapılan suikast girişimi
    – Stilgar ile ilk tanışma
    – Liet Kynes ile ilk tanışma. İlk bahar hasatı ziyareti
    – Dükün evindeki büyük akşam yemeği ziyafeti
    – Paul’ün ilk uyanışı ve kimlik sorgulaması. Gelecek ve geçmiş görülerini Jessica ile paylaşması.
    – Jessica ve Paul’un kaçarken Fremenler’e yakalanması
    – Paul ‘un ilk düellosu. İlk cinayeti. Jamis’ın cenaze töreni
    – Jessica’nın ab-ı hayat içmesi ve Başrahibe olması. Rahmindeki Alia ile beraber bilinçlerinin açılması
    – Paul’un gelecek öngörüleri
    – Gurney’i bulmaları. Gurney Jessica yüzleşmesi
    – Paul’un ab-ı hayatı içmesi ve değişimi
    – Alia’nın Baron Harkonnen’i öldürmesi.
    – Jessica’nın Chani’yi odalık olması ile ilgili tesellisi

 


Şimdilik hatırladıklarım bunlar. Kitabı elime alınca sık sık açıp okuduğum bölümler. Ve bir sürü unutulmayacak deyişler, sözler, cümleler.

“Yueh! Yueh! Yueh! der nakarat. “Bir milyon ölüm yetmez Yueh’e!”

Devam… Dune’un Mesihi…

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Dune ‘un Sırları – Dune (1)’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s