And those who were seen dancing
were thought to be insane by those
who could not hear the music
Friedrich Nietzsche
Instagramda karşıma çıktı bu alıntı. Son zamanlarda sıklıkla aklıma gelen Kayığım Rosinha‘da ki Ze Oroco’nun başına geldiği gibi.
Ama bence sorun sadece müziği duymamak değil. Bir müzikle dans ediyoruz, evet. Herkesin kendi müziği var. Fakat bu her kişi için aynı mı olmalı? Olmasına imkan var mı? Olmak zorunda da değil elbette. Tek sorun kendi müziğinde dans ederken yalnız kalmayı kabul edebilecek misin?
Dans iki kişilik bir eylem mi? İki kişi daha güzel de olabilir, daha karmaşık da, daha kaba da. Başkasının ritmi ile dans ettiğinde bu sen mi olacaksın?
Başka bir birey ile olan ilişkinin ideal durumunun iki kişi kendi müziği ile dans ederken karşılıklı bir ritm tutturabilmesi olarak hayal ediyorum. Bu zorlamadan, akıp gitmeli. Birisi diğerine ayağını şöyle koy, böyle koy diye talimat veriyorsa, yani istemediği figürü yaptırıyorsa tam da uyumlu olunmaz. Ama bir diğeri karşısındakine uyum sağlamayı, içinden geldiği için o salınımı yapıyorsa, bu kendi seçimi olur. Ama bu başka bir yazının konusu olabilir.
Bugün müziğini, içinden geçen müziğini kabul etme, diğer insanlara aldırmama (burada ifade etmek istediğim his tam olarak “ignore” etme aslında. Türkçe gözardı etmek ama bu kelime hislerimi ifade etmeye yetmiyor), diğer insanları ignore etme günü olsun. Bir tek gün. Suçluluk duymadan belki, imkanı varsa.
iyi uykular.
© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.
