Grave of Fireflies – Ateşböceklerinin Mezarı – 1988 Anime Film

Miyazaki filmlerini bitirdikten sonra bari başlamışken Ghibli Stüdyolarına ait diğer filmleri de izleyeyim demiştim.  Bu yüzden kronolojik olarak en eskilerden başladım.

Tüm Ghibli filmleri yazılarımın bir listesi için–>

Ghibli filmleridir dedim, tatlış filmlerdi dedim,  bağrıma bastım. Üstelik yönetmeni de Isao Takahata imiş dedim. Bu yönetmen benim çocukluktan beri en çok sevdiğim çizgi filmlerden biri olan Heidi’nin yönetmenlerinden biri ve yine çizgi film olarak bildiğim Anne of Green Gables çizgi filmlerinin yönetmeniymiş dedim. Bu animelerin şirinliği uğruna, Heidi’nin zaten büyük hayranı olarak çok büyük bir kredi açıp izlemeye başladım filmi.

Ama neydi bu şimdi?

Animelerin biraz daha çocuklara göre olması gerekmiyor muydu? Bazıları biraz kanlı olup, daha büyüklere hitap edebilir, bazıları biraz rahatsız edici olabilirdi ama bir anime filminin bu kadar gerçekçi acı içermesini hiç beklemiyordum. İzlediğim canlı oyunculu pek çok filmden açık ara daha iyi bir savaş dönemi filmi. Acılar suratınıza bir tokat gibi çarpıyor. Karakterlerin, o küçük kız çocuğunun canlandırılması, gerçek oyuncu olsa o kadar inandırıcı olabilirdi.

Yıllar evvel izleyip içimde yara açan Güneş İmparatorluğu gibi, savaşın, gerçek kurbanlarından biri olan çocuklar üzerinden aktarıldığı bu film ikinci dünya savaşının son dönemlerinde, bu sefer Japon iki kardeşin trajedisini anlatıyor.

Babaları donanma ile beraber savaşta olan, filmin başında, annelerinin tavrından anlaşıldığı kadarıyla artık alışılmış gibi görünen hava saldırılarından kaçmak için sığınağa gitmeye çalışan çocuklar, büyük Kobe kentinin yanıp kül olduğunu görürler. Hava saldırıları ile yanan, ahşaptan evlerin külleri rüzgarda savrulmaktadır. Annelerini de bu hava saldırısı sonucu kaybeden biri 14 biri 4 yaşındaki iki kardeşten büyük olan abi, Seita ile onu annesinin ölüm haberinden dahi korumaya çalıştığı, çok sevdiği küçük kız kardeşi Setsuko, yanına yerleştikleri uzak akrabalarının zaman geçtikçe bunlara laf sokmalarından, sığıntı muamelesi yapmasından bıkınca, ayrılıp boş bir sığınakta kendi kendilerine yaşamaya başlarlar. Ama zorluklar peşlerini bırakmayacaklardır. Takas edecek malzemeleri kalmayınca Seita açlıktan kıvranan kardeşi için tarlalarda, hava saldırıları sırasında boş bırakılan evlerde hırsızlık yapar. Ama bu ne kadar yeterli olabilecektir ki?

Film bu sığınakta yaşarlarken, kız kardeşi gece karanlıktan korktuğu için Seita’nın ateş böceklerini toplayıp, cibinliğin altına getirmesi, onlara gece lambası gibi ışık vermeleri ile ilgili. Ancak ateş böcekleri çok kısa ömürlü olduğu için (sadece 2 aymış) sabah ölü olanları bulan küçük kız, onları  toplayıp bir mezar kazıp içine koyar. Abisine de neden ateşböcekleri bu kadar çabuk ölmek zorunda diye ağlar bir yandan. Annesinin ölümünü ondan saklayan abi, kızkardeşinin bunu çoktan öğrendiğini öğrenince kendi de ağlamaya başlar.

Devamı ile ilgili yazmak içimden gelmiyor.

Film hikayesinin Akiyuki Nosaka isimli bir Japon yazarın yarı otobiyografik kısa hikayesinden alıyor. O da, filmdeki Seita gibi ikinci dünya savaşının sonunda, kendi küçük kardeşini kötü beslenme yüzünden kaybetmiş, kendi hayatta kalmış ama hikayede Seita’yı da öldürerek, duyduğu vicdan azabını hafifletmek istemiş.


Onur, kahramanlık, yardımseverlik… Savaşta hepsinin çöp olduğunu, insanların önce kendilerini düşündüklerini, olanın en zayıfın, en savunmasızın başına geldiğini izleten, korkunç demeyeyim ama fazlasıyla trajedik bir film. Hele hele haberlerde savaşlar yüzünden evlerinden ayrılmak zorunda kalan, küçücük çocuklarının ellerinden tutan mültecilerin dramını izlemek zorunda kaldığımız şu dönemlerde. İnsan ister istemez, savaşlarda belki anne- babalarını kaybedecekleri, belki açlıktan kıvranmak zorunda kalacakları, aralarında daha küçük bir çocukken büyümek zorunda kalacak olanlarını düşünmeden edemiyor.

Daha başından işin kötü biteceğini anlamış olsam da, bir kere olsun izlemek istedim. Kalbi sağlam olan izlesin derim, yanında bir kutu mendil ile.

© Site içerisinde yazıların tüm hakkı saklıdır.


Grave of Fireflies – Ateşböceklerinin Mezarı – 1988 Anime Film’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s